Sancaktepe'de, camideki sadaka kutusunu çalmak isteyen hırsızlık zanlısı, güvenlik kamerasını izleyen imam tarafından camiye kilitlendi. Sık sık namaz kılma numarası yapan zanlı, polis tarafından kelepçelenerek gözaltına alındı.

Öğle saatlerinde namaz kılma bahanesiyle camiye gelen bir kişi, sadaka kutusunu çalmak isterken yakayı ele verdi. Caminin güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerde; namaz kılma numarası yapan hırsız, etraf sakinleşince caminin giriş bölümünde yer alan sadaka kutusuna yöneliyor. Kutuyu yerinden sökmeye çalışan şahıs, ses duyması üzerine tekrar namaza kılma numarası yapıyor. Zanlı, yine ortamın sakinleşmesi üzerine ikinci kez sadaka kutusunu sökmeye çalışıyor.

Lojmandan güvenlik kamerasını izleyen cami imamı Yaşar Erdem, şahsı fark ederek hemen camiye girdi. Zanlı ile karşı karşıya kalan Erdem, bir süre sonra caminin dış kapısını şahsın üzerine kilitledi. İmam Erdem polisin gelmesini beklerken, ellerini başını üzerine koyan zanlı da bir süre cami içinde dolaştı.

Zanlı, polisler tarafından kelepçelenerek gözaltına alındı.

PKK terör örgütünün İstanbul Yurtsever Demokratik Gençlik (YDG) sorumlusu 'Bawer' kod adlı E.B., jandarma ekiplerinin sıkı takibi sonucu elindeki bomba ve düzeneklerle birlikte yakalandı. Tutuklanan teröristin sansasyonel eylem hazırlığında olduğu belirtildi.

İstanbul İl Jandarma Komutanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre; PKK terör örgütünün İstanbul Yurtsever Demokratik Gençlik (YDG) sorumlusu 'Bawer' kod adlı E.B. de patlayıcı madde bulunduğu ve sansasyonel eylem hazırlığında olduğu ihbarını alan jandarma ekipleri harekete geçti. E.B'nin 20 Aralık günü üzerindeki patlayıcıları kullanacağı ve el değiştirebileceği duyumunu alan jandarma ekipleri, aynı gün saat 08.00 itibariyle şahsın geçiş yeri olan Sancaktepe Ankara Caddesi üzerinde tertip aldı. Elindeki siyah poşetle minibüse binen E.B ile birlikte iki jandarma görevlisi de minibüse bindi. Jandarmalar, minibüsten indiği esnada terörist E.B.'yi kıskıvrak yakaladı. Soruşturmanın devamında örgütsel irtibatı olduğu değerlendirmesiyle Y.K. isimli şahıs da gözaltına alındı.

Terörist E.B,'nin üst aramasında; 1 adet teneke kutu üzerinde (MKE tahrip kapsülü ibareli) içerisinde 35 adet 45 milimetre uzunluğunda fünye, 2 adet sigara paketi içinde beyaz kalıp şeklinde ortasında fünye yuvası açılmış ve şeffaf bant ile sarılmış toplam 125 gram patlayıcı madde, patlayıcıyı bir yere yapıştırmak için hazırlanan çift taraflı yapışkan bant, 1 adet sahte İETT indirimli taşıma kartı ve 1 adet kendi E.B adına hazırlanmış Balıkesir Üniversitesi öğrenci kimlik kartı ele geçirildi.

Adliyeye sevk edilen E.B. tutuklanarak cezaevine gönderildi. Diğer şüpheli Y.K. ise ifadesinin ardından serbest bırakıldı.

Evlerinin önüne istinat duvarı çalışması yapan 24 yaşındaki Mehmet Ergişi, meydana gelen göçük sonucu hayatını kaybetti

Fatih Mahallesi, Yakacık Caddesi, Çağlayan Sokak, 38 numaralı binada meydana gelen olay şöyle gelişti:

Mehmet Ergişi babasıyla birlikte evlerinin istinat duvarı için toprak kazmaya başladı.

Makine ile toprağı delerek çalışma yapan Mehmet Ergişi birden üzerine çöken taş ve toprağın altında kaldı. Babası ve yakınları hemen ambulans ve itfaiye ekiplerine haber verdi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri yaptıkları ilk kontrolde Mehmet Ergişi'nin hayatını kaybettiğini tespit etti.

Olay yerini emniyet şeridi çekerek güvenlik tedbiri alan polis, olayla ilgili soruşturma başlattı.

Sancaktepe'deki özel arazisinde köpeğini gezdirdiği sırada silahlı saldırıya uğrayan kişi hayatını kaybetti.

Edinilen bilgiye göre olay, Abdurrahmangazi Mahallesi Bahadır Caddesi Pınarbaşı Sokak üzerindeki arsada meydana geldi. İddialara göre evinin yakınındaki özel arazisinde bulunan köpeğinin yanına giden Okan Çakır (38), kimliği belirlenemeyen bir kişinin silahlı saldırısına uğradı.

Sol karın boşluğuna isabet eden mermi ile Çakır yere yığılırken, olayı gerçekleştiren saldırgan kayıplara karıştı. Silah sesi üzerine olay yerine gelen mahalle sakinleri yerde yatan Çakır'ı görünce polis ve sağlık ekiplerini arayarak yardım istedi. Silah sesiyle dışarıya çıkan Çakır'ın eşi Gülcan Çakır da olay yerinde sinir krizleri geçirdi.

Sağlık ekibi, kalbi duran Çakır'ı tekrar hayata döndürmek için uzun süre uğraşmasına rağmen, başarılı olamadı.

Bu sırada Çakır'ın vurulduğunu duyarak olay yerine gelen yakınları da sinir krizi geçirdi. Çakır'ın cesedinin yanına gitmek isteyen yakınları polis ekipleri tarafından güçlükle engellenirken, bazı yakınlarının da sağlık ekiplerinin geç geldiğini ileri sürerek ambulansa vurdukları görüldü.

İki yıl öncesine kadar bir firmada muhasebe müdürü olarak görev yaptığı öğrenilen Çakır'ın cesedi olay yeri inceleme ekipleri ve Cumhuriyet savcısının incelemelerini tamamlamasının ardından cenaze aracıyla Adli Tıp Kurumu'na götürüldü.

Polisin, olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlattığı ve katil ya da şüphelilerin arandığı bildirildi.

Adres sordu, kurşuna dizildi
Sancaktepe'de adres sorduğu kişi tarafından silahla vurulan Ali Gençer, ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı. Alınan bilgiye göre, Ali Gençer (44), İçerenköy'den bindiği 34 TVF 38 plakalı taksiyle Sancaktepe'ye gitmek istedi. Gençer, Sancaktepe'de gideceği yeri bulamayınca yol kenarındaki bir kişiye adres sormak için bindiği taksiyi durdurdu. Yoldan geçen ve kimliği henüz belirlenemeyen kişiye adres soran Gençer, bu kişinin tabancasını çıkarıp 6 el ateş etmesi sonucu ağır yaralandı.

Ambulansla önce FSM Eğitim ve Araştırma Hastanesine ardından da Dr. Siyama Ersek Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılan Gençer'in hayati tehlikesinin bulunduğu bildirildi. Polis, kaçan saldırganı yakalamak için başlattığı çalışmayı sürdürüyor.

Sancaktepe'de para karşılığında sahte ilkokul, lise ve üniversite diploması basan iki kafadar polis tarafından suçüstü yakalandı

Yapılan operasyonda çok sayıda sahte diploma ele geçirilirken, zanlıların müracaat edenlerin istedikleri diploma derecesine göre farklı ücretler aldıkları ortaya çıktı. Sancaktepe'de bir fotoğrafçı dükkanında sahte diploma basıldığı ihbarını alan polis hemen harekete geçti.

Sancaktepe İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliğine Bağlı polis ekipleri, önce istihbarat için gözlem yaptı. Polis ekipleri dışardan bakıldığında fotoğraf dükkanı olarak işletilen yerde sahte diploma basılıp satıldığı tespit etti. İşe girmek isteyen ancak mezuniyet dereceleri yeterli olmayan kişiler, fotoğraf dükkanına gelerek burada ilkokul lise ve üniversite diplomalarıyla meslek kurslarının diplomalarını belli bir ücret ödeyip sahip olabiliyorlardı.

Dükkan sahibi Hüseyin S.(49) ve arkadaşı Nuri Ğ.nin (41) belli ücretler alarak sahte diploma bastığını tespit eden polis iki kafadarı gözaltına aldı. Polis soruşturmayı derinleştirdiğinde gerçeğinden farkı olmayan sahte lise diplomalarını ve hazırlanmış olan ilkokul ve üniversite diplomalarını da alarak, iki kafadarı Asayiş Büro Amirliğine götürdü. Sahte lise diploması alan 4 kişi de ifadeleri alınmak üzere emniyete getirilirdi.

Bu kişiler ifadelerinin ardından serbest bırakıldılar. Yapılan araştırmada zanlılardan Nuri G.nin diploma almak isteyenlere aracı olduğu ve belli bir komisyon ücreti aldıktan sonra diploma almak isteyenleri arkadaşı Hüseyin S.nin dükkanına yönlendirdiği ortaya çıktı. Hüseyin S.nin de kendisine gelen kişilere isteklerine göre ilkokul lise ve üniversite diploması bastığı tespit edildi.

İLKOKUL 500 LİSE 600 ÜNİVERSİTE 700 TL

Hazırlanan sahte diplomalarda Milli Eğitim Bakanlığı Müdürü, Okul Müdürü gibi bölümlere sahte isimler ve imzalar atıldığı görülürken sahte üniversite diplomalarında da ya görevde olmayan ya da sahte rektör ya da dekan isimleri olduğu tespit edildi.

Zanlıların diplomaların derecesine göre ilkokul diploması için 500, lise için 600, üniversite diploması için 700 TL ücret aldıkları da anlaşıldı. Asayiş Büro Amirliğinde ifadeleri tamamlanan iki zanlı bugün Adliyeye sevk edildi. Hüseyin S. basın mensuplarının soruları karşısında "Ben sadece fotokopi çekiyorum" derken diğer zanlı Nuri G, ise "oldu bir kere, 4 kişiye verdik, 300 400 TL aldık" diye konuştu.

İki zanlı ekip otosuna bindirilerek adliyeye sevk edildi. Polisin olayla ilgili soruşturması devam ediyor.

Dünya Engelliler Günü'nde, 3 ay önce evlenen konuşma ve duyma engelli Kenan Başkan sokakta yürürken, Ali Haydar Kadağan'a ait freni boşalan park halindeki kamyonetin altında kalarak hayatını kaybetti.

Bir lokum fabrikasında çalışan 33 yaşındaki Kenan Başkan, kendisi gibi konuşma ve duyma engelli bir kızla evlendi. Birlikte kaldığı anne ve babasından ayrılan Kenan Başkan, Sancaktepe, Merve Mahallesi Gedik Sokak üzerinde ev kiraladı. İşten dönen Kenan Başkan, Saat 22.00 sıralarında kuaföre gitmek için evden çıktı.

Bu sırada iddiaya göre, sokağa park edilmiş, pazarcı Ali Haydar Karağan'a ait 34 UT 8336 plakalı kamyonetin freni boşaldı. İçinde sürücüsü olmayan haraket halindeki kamyoneti gören vatandaşlar, engelli Kenan Başkan'ı bağırarak uyarmaya çalıştı. Ancak, yaklaşık 30 metre giden kamyonet sokakta yürülen duyma ve konuşma engelli Kenan Başkan'ı arkadan çarparak altına aldı. Ağır Yaralanan Kenan Başkan, olay yerine gelen ambulansla Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldıldı. Ameliyata alınan Kenan Başkan yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Hastaneye gelen Kenan Başkan'ın yakınları gözyaşı dökerken, engelli olan eşininde hamile olduğu öğrenildi. Gözaltına alınan Ali Haydar Kadağan'ın bir arkadaşıyla çay içmek için kamyonetinin el freni çekip park ettiğini bu sırada frenin boşaldığını söylediği belirtildi.

Sancaktepe, Ümraniye, Çekmeköy Ve Ataşehir'in İmar Planları Ataşehir'de Masaya Yatırılıyor.

Mart 2009 Yerel Seçimleri ile ilçe olan Sancaktepe, Çekmeköy ve Ataşehir ile Ümraniye'nin imar planları 04 Aralık Cumartesi günü Zübeyde Hanım Öğretmen Evi'nde panel forum ile tartışılacak.

Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi 1.Büyükkent Bölge Temsilciliği tarafından organize edilen Panel Foruma Ataşehir Belediyesi Başkan Yardımcısı Sadık Kayhan da konuşmacı olarak katılacak. Panel Forum'da bu ilçelerinin havza alanlarından bugünkü yerleşim alanlarına dönüşüm süreçleri tartışılacak.

Türkiye’nin 'ilk ve tek' özel balık hali, Sagun Group tarafından İstanbul Sancaktepe'de hizmete açıldı.

Sagun Group'tan yapılan yazılı açıklamada, açılışa Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker'in de katıldığı belirtildi.

750 MİLYON DOLARLIK KATMA DEĞER
Sagun Group Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Sagun, açılışta özel balık hali ile balıkçılıkta değişimi başlattıklarını belirterek balıkçılığın, bir sanayi dalı olduğunu, Türkiye'de şu anda 8,6 kilogram olan kişi başına düşen balık tüketimini, 14 kiloya çıkarmayı hedeflediklerini ve bu sayede ekonomiye 750 milyon dolarlık bir katma değer oluşturmak için yola çıktıklarını söyledi.

23 ÜLKEYE İHRACAT
Sagun, tüketimdeki bu artışın ülkenin sağlıklı beslenmesine ciddi bir katkı sağlamasıyla birlikte sektörün sanayi içindeki hacmini ve payını da artıracağını belirtti.

Kendi sektöründe en çok ihracat yapan firma olan Sagun Group, başta Avrupa ve Japonya olmak üzere 23 ülkeye doğrudan ihracat gerçekleştiriyor.

3 bin liralık alışveriş yap, kurbanlık koçu kap!Sancaktepe'de hizmet veren bir alışveriş mağazası düzenlediği kampanya ile bayram öncesi müşterilerine kurbanlık koç dağıtıyor.

Sancaktepe'de mobilya, elektronik ve beyaz eşya satan bir mağaza bayram öncesi düzenlediği kampanya ile müşterilerine kurbanlık koç dağıtıyor. Kurbanlık koçu alabilmek için mağaza yönetimi tarafından belirlenen miktarda alışveriş yapmak yeterli. Yeni mağazanın tanıtımı için böyle bir promosyon yaptıklarını söyleyen yönetim kurulu başkanı Dündar Hocaoğlu: "3 bin 999 lira değerinden alışveriş yapan müşterelerimize, fiyatı 700 ila 800 lira arasında değişen koçlardan veriyoruz. Kampanyalarımıza bayramdan sonra da devam edeceğiz. Bu iş halkımıza hoşgeldiniz kampanyası olduğu için bu şekilde bir satış kampanyası düzenledik."diye konuştu. Hocaoğlu kampanyanın bayram boyunca devam edeceğini de söyledi.

Çekmeköy, Taşdelen Mahallesi Turgut Özal Bulvarı üzerinde 34 VM 577 plakalı otomobil aşırı hız nedeniyle kontrolden çıkıp karşı yönden gelen Semih Özkorucu(20) yönetimindeki 34 EU 764 plakalı aracı biçmişti. Kaza sırasında tavanı kopan otomobildeki sürücü Semih Özkorucu ve yanında bulunan Erdoğan Bakan (24) ile Atakan Eser olay yerinde hayatını kaybetti.

Kazada ölen 3 kişi Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Morgu'na götürüldü. Kazada hayatını kaybeden sürücü Semih Özkorucu'nun cenazesi morgtan alınarak Çekmeköy Merkez mahallesinde bulunan Köyiçi Camii'ne getirildi.

Özkorucu'nun cenazesi ikindi namazının ardından Çekmeköy mezarlığına defnedildi. Cenaze namazında ön safta bulunan baba Ahmet Özkorucu'nun güçlükle ayakta durduğu görüldü.Cenazenin araca konduğu sırada Özkorucunun yakınları sinir krizi geçirdi.

Öte yandan, kazada hayatını kaybeden sürücü Semih Özkorucu (20) yakında askere gideceği ve eğlenmek için arkadaşlarıyla gezmeye çıktığı öğrenildi. Ayrıca kazada hayatını kaybeden Erdoğan Bakan Sultanbeyli'nde; Atakan Eseri'nde Taşdelen'de toprağa verildi.

Sultanbeyli'de Akgül Caddesi'nde ki mezarlık yanında boş arsada oyun oynayan çocuklar, poşetler içindeki Molotof kokteyllerini farketti. Çocuklardan birinin durumu babasına bildirmesi üzerine olay yerine polis çağrıldı.

Bir süre sonra gelen polis ekipleri olay yerini güvenlik şeridi ile kapattı. Bomba uzmanı ekipleri ise yaptıkları inceleme sonucu poşetlerde 20'ye yakın Molotof kokteylinin yanısıra fitilli, basınç ve parça tesirli 2 bomba olduğunu belirledi.

Özel kıyafetini giyen bomba uzmanı polis, bombaları etkisiz hale getirdi. İncelemenin ardından bombalar ile molotofkokteyleri emniyet müdürlüğüne götürüldü. Polis, bombaların bulunduğu alanı gören kameraları da incemeye aldı.

Polise ihbarı yapan kişi, çocukların büyük tehlike atlattığını belirtti.

Sancaktepe Yenidoğan Mahallesi otobüs son duraklarında sabah temizlik yapan belediye işçileri , yola bırakılmış metal parçasını görünce polisi aradı. Olay yerine gelen polis ekipleri boru tipi bombayı andıran metal parçasını uzaktan kontrol ettikten sonra bomba olma ihtimalini düşünerek uzman ekibe haber verdi. Bu sırada polis araçları şüpheli paketin bulunduğu yere çıkan sokakları polis araçlarıyla kapatıp yaya ve araç trafiğine izin vermedi. Polisi arayan temizlik işçisi, 'temizlik yaparken betonun üzerinde görünce arkadaşlarla polise haber verdik onlarda hemen geldi' dedi.

Uzman ekip olay yerine geldikten sonra şüpheli paketi polis kamerasının objektifinden bakarak inceledi. Ardından özel bomba elbisesini giyerek şüpheli paketini yanına giden Bomba uzmanı polis memuru kısa bir kontrolden sonra, metal parçasını eline aldı. Yapılan incelemede polisi alarma geçiren şüpheli paketin bir metal parçası olduğu anlaşılırken herkes rahat bir nefes aldı.

Şehit Er son kez baba ocağında
Tunceli'de teröristlerle çıkan çatışmada şehit düşen Er İbrahim İşcan'ın cenazesi bugün helallik için Sancaktepe'deki baba ocağına getirildi.

21 yaşında şehit olan erin cenazesi sokağa girdiğinde gözyaşları sel olup aktı. Türk bayrağı taşıyan bir grup terör örgütü aleyhine sloganlar attı. Şehit Er İbrahim İşcan'ın cenazesi bugün Samandıra Genç Osman Caddesi Balta sokaktaki evine getirildi. Şehit erin evi ve sokağı Türk bayraklarıyla donatılırken cenaze aracının gelmesiyle sokaktaki sessiz bekleyiş yerini "Şehitler ölmez vatan bölünmez" sloganlarına bıraktı . Cenaze aracının önüne geçen bir Grup Genç ellerindeki Türk bayraklarıyla, “Şehitler ölmez vatan bölünmez, kahrolsun PKK" şeklinde sloganlar attı. Şehit eri taşıyan cenaze aracı sokağın başında asılı olan ve İbrahim İşcan'ın uğruna şehit düştüğü Türk bayrağının altından geçerken gözyaşları sel oldu. Tanıyan tanımayan herkes şehit erin ardından gözyaşı dökerken, İşcan'ın yakınları tabutu okşayıp son kez hasret gidermeye çalıştı. Ayakta güçlükle duran acılı anne Fatma İşcan oğlunun tabutunu okşayıp “Canım feda olsun sana oğlum" diye seslendi. Şehit erin babası Muzaffer İşcan'ın metanetli olduğu görüldü.

Bu arada anne Fatma İşcan'ı teselli etmeye çalışan kadın askerin de gözyaşlarını tutamadığı görüldü. Okunulan duanın ardından helallik alınarak Şehit Erin cenazesi cenaze namazının kılınacağı Pendik'teki camiye götürüldü.

Tosttan zehirlendiği iddia edilen Sefa öldüSancaktepe Paşaköy Orhangazi Mahallesi Paşaköy yolu 13 numarada üç çocuğuyla birlikte yaşayan Zehra Arı iddiaya göre her sabah olduğu gibi olay sabahı da çocuklarını uyandırmak istedi. Ancak Zehra Arı, 7 yaşındaki İlköğretim ikinci sınıf öğrencisi Sefa'yı yatağından kaldırmak isterken hareketsiz olduğunu ve burnundan kan geldiğini gördü. Hemen ambulansa haber verilirken Zehra Arı oğlunu kucağına alıp dışarı çıktı. Olay yerine gelen ambulanstaki sağlık ekibi genç kadının kucağındaki çocuğu alıp ambulansta müdahale etti fakat talihsiz çocuğunun çoktan öldüğü anlaşıldı.

Sefa ile birlikte diğer kardeşleri 10 yaşındaki İsmail ve 6 yaşındaki Kıymet'in de zehirlenme belirtileri taşıdığı görülürken iki kardeş ambulansta tedavi altına alındı.

ÇOCUKLAR YEDİKLERİ TOSTTAN MI ZEHİRLENDİ
İlk belirtilerde çocukların zehirlenmiş olma ihtimali yüksek görünürken annenin verdiği bilgiler bu ihtimali güçlendirdi.

Acılı anne Zehra Arı, "Soba zehirlenmesi olsa hepimiz zehirlenirdik dün okula gitti okulda tost yedi, sabah kaldırdım mosmor olmuş ağzından burnundan kan geliyordu. Sobayı akşam yatmadan söndürmüştüm" diye konuştu.

Genç kadın bir ara ambulansa binip çocuğunun cansız bedenine bakarak göz yaşı döktü. Olay yerine gelen polis ekipleri evde yaptıkları incelemede çocukların yediği söylenilen ve tost ve akşam yedikleri yemeklerden numune alarak incelemek üzere kriminal labaratuvara gönderdi.

Arı ailesinin bir yakını da, "Dün okuldan gelirken tost yemişler, zehirlenmiş olabilecekleri söyleniyor. Çocuk akşam hastalanmış, babaları eve arada sırada uğruyor. Annesinde de hata var arayıp haber verebilirdi" dedi.

Kardeşlerini kaybeden İsmail ve Kıymet ambulansta yapılan ilk müdahalenin ardından Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılırken, küçük Sefa'nın cansız bedeni de kesin ölüm nedeninin öğrenilmesi için Adli Tıp Kurumuna kaldırıldı. Polisin çocukların yedikleri söylenen tostu okul kantini yada başka bir büfeden mi aldıklarını araştırırken olayla ilgili soruşturma devam ediyor.

Sandıkla sigara kaçaklığıSancaktepe İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliğine bağlı polis ekipleri sigara kaçakçılığı ihbarı üzerine harekete geçti. İran'dan kaçak olarak yurda giren sigaraların İstanbul'a getirildiğini öğrenen ekipler, 34 UE 4735 plakalı minibüsü takibe aldı. Polis yaptığı takip sonucu şüpheli aracı Samandıra Ortadağ mevkiinde durdurdu. Yapılan operasyonda araçta 800 karton kaçak sigara, sigaralardan elde edilen 10 bin TL nakit para ve 7.5 kilogram tütün ele geçirildi. Araçta bulunan Ahmet Kılıççeken(45) ve kardeşi İbrahim Kılıççeken(25) gözaltına alındı.

SİGARALAR ÇEYİZ SANDIĞINDAN ÇIKTI
Polisin incelemesinde aracın bagajındaki çeyiz sandığını görünce şüphelenip kapağını açtı. Kapağı açılan çeyiz sandığınında kaçak sigaralarla dolu olduğu tespit edildi. Sigara kaçakçılığı yaptığı iddia edilen iki zanlı karakoldaki sorgulamalarının ardından adliyeye sevkedildi. Zanlılar ekip otosuna bindirilirken kaçakçılıkla ilgileri olmadığını iddia etti. Polisin yaptığı detaylı incelemede Ahmet Kılıççeken'in İstanbul'da dükkanının olduğu sigaraların bir bölümünü burada sattığı bir kısmını da diğer dükkan ve bayilere sattığı tespit edildi. İbrahim Kılıççeken'in daha öncede kaçakçılık suçundan sabıkası olduğu öğrenildi. İran'dan kaçak olarak yurda giren sigaraların önce Ağrı'ya buradan da İstanbul'a getirildiği öğrenilirken, birçok tanınmış sigara markasının kaçak yollarla bu şekilde yurda girdiği de ortaya çıktı. Polis şimdi kaçak sigara şebekesinin diğer isimlerinin de yakalanması için soruşturmaya çok yönlü olarak devam ediyor.

Başakşehir ve Sancaktepe'de bulunan 2 depoya baskın düzenledi. Yapılan incelemelerde depolar ile TIR'da yüklü 165 fotokopi makinesi ele geçirildi. Ele geçirilen malzemelerin piyasa değerinin yaklaşık 500 bin lira olduğu tespit edildi. Soruşturma kapsamında 4 kişi gözaltına alındı. Şüphelilerin yapılan sorgularında fotokopi makinelerini Almanya'dan getirdiği öğrenildi. Şüphelilerin gümrükten geçerken TIR'da kağıt olduğunu beyan ettikleri ifade edildi. Emniyette sorgusu tamamlanan 4 şüpheli Küçükçekmece Adliyesi'ne sevk edildi.

Çekmeköy Taşdelen Kubilay Caddesi Düşünür sokaktaki 5 katlı binanın çatı katında yangın çıktı.

Yangın çatı katından 4. kata da sıçrayınca binada tam anlamıyla bir can pazarı yaşandı. Anne Nermin Aksu oğlu Mert'i okula götürdüğü için 3.5 aylık Kerim ve anneannesi evde yalnız kaldı. Yangın bu kata sıçrayınca 3.5 aylık Kerim'i yengesi Melek Aksu güçlükle dışarı çıkarıp kurtardı. Yangını gören diğer vatandaşlar ve ev sahibi Bülent Aksu'nunda yardımıyla Hediye Aksu'da dışarı çıkartıldı. Fenalaşan yaşlı kadın olay yerine çağrılan ambulansla hastaneye kaldırıldı.

EV SAHİPLERİ İTFAİYEYİ SUÇLADI
Yangın çıkan 4 katlı binanın sahiplerinden Şakir Aksu itfaiye ekiplerinin yetersiz kaldığını ileri sürerek tepki gösterirken, ekiplerin yangına hazırlıksız geldiğini iddia etti. İtfaiye ekipleri ise çatıda ve 4. katta çıkan yangını söndürürken büyük çaplı maddi hasar oluştu. Yangının ardından facianın eşiğinden dönüldüğü de ortaya çıktı.Yangın çıkan 4.kattaki tüpün patlamaması büyük bir faciayı önledi. Yengesi tarafından son anda binadan çıkarılan küçük Kerim ise her şeyden habersiz bir şekilde annesi Nermin Aksu'nun kucağında etrafı izledi. Anne Nermin Aksu'da kucağına aldığı çocuğuyla büyük bir korku yaşarken konuşmak istemediğini söyledi. İtfaiye ekipleri de yangının çıkış nedeniyle araştırma başlattı.

Sancaktepe'deki bir depoda çıkan yangın depodaki patateslerin büyük bir kısmını küle çevirirken yangının sıçradığı binada büyük çapta maddi hasar meydana geldi.

Yangın saat 03.00 sıraları Sancaktepe Akpınar Mahallesi, Malkoçoğlu Caddesi, Meltem Sokak bululan 2 katlı binanın yanındaki tek katlı patates deposunda çıktı. Yangın kısa sürede binaya sıçrayarak büyüdü. Binada oturanların uyuduğu sırada çıkan yangın büyük paniğe neden oldu. Bina sakinleri yangını fark eden mahalleli tarafından uyandırıldı. Olay yerine çok sayıda itfaiye ve polis ekibi sevk edildi. Yangına çevre ilçelerden de takviye ekipler gönderildi. İtfaiyenin çalışmalarına rağmen vatandaşlarda yangına hortumlarla müdahale etmeye çalıştı. Yaklaşık 1 baat süren çalışmalar sonunda yangın kontrol altına alındı. Yangında yaralanan olmazken büyük çapta maddi hasar meydana. Depoda bulunan pateteslerin büyük bir kısmı kül olurken, yangının sıçradığı binada büyük çapta maddi hasar meydana geldi. Bu arada depo sahipleri görüntü almak isteyen gazetecilere engel olmaya çalıştı. Yangın ile ilgili soruşturma başlatıldı.

İstanbul Sultanbeyli'de tünel kazarak NATO Boru Hattı'ndan akaryakıt çaldıkları ileri sürülen 3 kişi gözaltına alındı.

İşyerlerinin altında kazdıkları tünelden boru hattına ulaşan şüphelilerin yaklaşık 75 bin litre uçak yakıtı çaldıkları iddia edildi.

Milli Savunma Bakanlığı Akaryakıt NATO Tesisleri Başkanlığı, petrol boru hattında kaçak olduğu tespit ederek polise başvurdu. Kaçağın bulunduğu bölgede şüpheli bir kamyonetin üzerinde fiziki değişiklik yapıldığını belirleyen ekipler, söz konusu aracın Sultanbeyli'de kapalı bir garaja girdiğini tespit etti.

Garaj ve çevresindeki binayı inceleyen ekipler, burada bir işyerinin yüksek bedelle kiralandığını tespit etti. Polis, alınan arama izni doğrultusunda işyerine baskın düzenledi. Yapılan incelemelerde yeraltına inen vanalar tespit edildi.

Vanaların bulunduğu düzeneği inceleyen ekipler kaçak yakıtın buradan çekildiğini belirledi.
Nato boru hattından kaçakçılığın tespitinin ardından 3 kişi gözaltına alındı. Yapılan ilk incelemelerde şüphelilerin yaklaşık 50 ile 75 bin litre civarında kaçak yakıt çaldığını belirlendi.

Çekmeköy'de 5 katlı bir binanın mantolama işlemleri için kurulan tonlarca ağırlığındaki demir iskele rüzgar nedeniyle çöktü. Olay sırasında sokakta bulunan yaklaşık 15 kişiyi ezilmekten dikkatli bir vatandaş kurtardı.

Olay, saat 13.30 sıralarında Çekmeköy Mehmet Akif Mahallesi'nde meydana geldi.
Bir binanın dış cephesinin montolama işlemleri için kurulan demir iskele, rüzgar nedeniyle büyük bir gürültüyle sokağa devrildi. Bu sırada sokakta bulunan yaklaşık 15-20 kişi Selim Çoban isimli dikkatli vatandaşın "Kaçın" diye bağırması üzerine kaçarak canını kurtardı. Bu sırada kaçamayarak çöken iskelenin arasında kalan 7 yaşındaki bir çocuk yara almadan kurtuldu. Sokakta bulunan bir otomobil ise kullanılamaz hale geldi.

Mahallede kahraman ilan edilen Selim Çoban, olayın Cuma saatinde meydana gelmiş olmasının büyük şans olduğunu belirtti.

Çoban, "Ben de Cuma namazından çıkmış evime doğru yürüyordum. Demir sesleri gelmeye başlayınca iskeleye baktım. İnşaatçı olduğum için iskelenin çökeceğini anladım. Sokakta bu sırada 15-20 kişi vardı. Hemen kaçın iskele çöküyor diye bağırdım. Herkes büyük bir panikle sağa sola koşturdu. Bende kaçarak kurtuldum. Bu sırada bir çocuk arada kaldı. Ama Allah'a şükür ona da bir şey olmadı. Tam bir facia yaşanıyordu." diyerek olayı anlattı.

1 DAKİKAYLA CANINI KURTARDI
Otomobili çöken iskelenin altında kalarak kullanılamaz hale gelen Okan Başar da, ölümden döndüğünü söyledi. Üzerindeki şoku atlatamayan Başar, "Ben ve kardeşim aracımızı park edip indik. Tam markete girerken büyük bir gürültüyle yıkıldı. Bir dakika daha geç kalmış olsaydık demir yığınlar üzerimize düşecekti. Allah korudu." diye konuştu.

Yola devrilen iskele kaldırılarak olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Hırsızları araç takip sistemi yakalattıSancaktepe'de araç kiraladıkları işyerinden 15 bin TL değerinde telefon hırsızlığı yapan hırsızlar araç takip sistemi sayesinde yakayı ele verdi. Hırsızlık yaptıkları işyeri sahibini defalarca arayınca şüphelendiren şaşkın hırsızlar Gebze'ye kaçmak isterken polis tarafından yakalandı.

Sancaktepe'de meydana gelen hırsızlık olayı zanlıların yaptıkları bir hatayla ortaya çıktı. Ferdi Özen (29) ve Orhan Bıyık (37) araba kiralamak için Hasan Sümbül'ün dükkanına gitti. Telefon satışı ve araç kiralama işini birlikte yapan Hasan Sümbül kendisine gelen iki kişiyle anlaşıp yaklaşık 1 ay önce bir araç kiraladı. Ferdi Özen ve Orhan Bıyık, Hasan Sümbül'ün dükkanına sık sık gidip gelerek güven kazanmaya çalıştı. İki arkadaş son olarak kiraladıkları aracın süresini uzatmak için dün telefon bayiine geldi.

KAMERAYA YAKALANAN ZANLI DÜKKANI SOYACAĞININ SİNYALİNİ VERMİŞ!
İftar saatine yakın bir zaman kala dükkana gelen iki zanlıdan biri dışarıdaki araçta beklerken diğeri dükkana gelip güvenini kazandıkları işyeri sahibinin babasının elini öpüp sarılıyor. İşyeri sahibinin babasının elini öpmeden önce güvenlik kamerası tarafından kaydedilen zanlı şaka yollu da olsa yaptığı bir hareketle aslında soygunun sinyalini veriyor. Soygundan 10 dakika önce çekilen görüntülerde Yaşlı adamın arkasında sessizce bekleyen zanlı adamın yanındaki poşeti gizlice alarak kendince bir şaka yapıyor. Zanlı bu şakadan yaklaşık 10 dakika sonra dükkanın iftar saatinde kapanmasıyla birlikte araçta bekleyen arkadaşıyla soygunun gerçekleştiriyor. Dükkanın içinde bu görüntüleri kaydedilen zanlı soygun sırasında, güvenlik kameralarının kablosunu koparıp devre dışı bırakarak içeri giriyor. Hırsızlar 42 telefon, 48 kontör kartı ve kasadan 600 TL'sını alarak kaçıyor. Zanlıların çaldıkları telefon ve kartların yaklaşık 15 bin TL değerinde olduğu öğrenildi.

ŞAŞKIN HIRSIZLAR YAKAYI ELE VERDİ
İftardan sonra dükkana gelen işyeri sahibi soyulduğunu anlayınca hemen polisi arayıp bilgi veriyor. Yakalanma korkusuna kapılan iki hırsızlık zanlısı ise soygunun ertesi günü defalarca işyeri sahibi ve akrabalarını arayınca yakayı ele veriyorlar. Zanlıların sürekli arayıp ?neler yapıyorsunuz, işler nasıl gidiyor" diye ısrarlı sorularından şüphelenen Hasan Sümbül polise bu iki ismi veriyor. Takibata geçen polis zanlıların kiraladıkları aracın nerelere gittiğine bakıyor. Yapılan araştırmada kiralanan aracın soygun vaktinde yaklaşık 20 dakika sabit durduğu tespit ediliyor. Takibe alınan araç GPRS sistemiyle izlenmeye başlanıyor ve iki zanlı Pendik D-100 karayolundan Gebze'ye doğru giderken polis tarafından yakalandı. İki zanlı Sancaktepe Asayiş Büro Amirliğinden bugün Adliyeye sevk edildi. Zanlılar yüzlerini kapatırken suçlamaları kabul etmedi. İşyeri sahibi Hasan Sümbül ise, 'Bizden araç kiralamışlardı, sık sık gidip geliyorlardı. Güven sağladılar o gün iftar için dükkanı kapatmıştık, dükkana arka taraftan girmişler. Beni sürekli arayıp sorular sorunca şüphelendik, polise haber verdik. GPRS'ten bakınca aracın soygun zamanında burada durduğu anlaşıldı' diye konuştu.

İlçe halkı, uzun yıllardan sonra en kalabalık günlerden birini yaşayan eski Şile yolunda kaynaştı.

Ramazanın ilk haftasından itibaren düzenlenen iftarlarla günde en az 2500 kişiye iftar veren Çekmeköy Belediyesi, eski Şile yolunda verdiği iftarda bu sayıyı 10 bin kişiye çıkardı. Uzun yıllardan sonra en kalabalık günlerden birini yaşayan eski Şile yolu, âdeta açık hava restoranına döndü. İftar yemeğine Edibe Sözen, Çekmeköy Kaymakamı Mehmet Arslan, Çekmeköy Belediye Başkanı Ahmet Poyraz, AK Parti İlçe Başkanı Şahmettin Yüksel, başkan yardımcıları, meclis üyeleri ve binlerce vatandaş katıldı. Renkli görüntülerin yaşandığı iftarda ilçe halkına çorba, pilav, tas kebabı ve tatlı ikram edildi.

Depodan çok sayıda çalıntı araç çıktıİstanbul Sancaktepe'de bir depoda çok sayıda çalıntı otomobil ve bu otomobillere ait parçalar ele geçirildi.

Edinilen bilgiye göre, bir ihbarı değerlendiren Sancaktepe İlçe Asayiş Büro Amirliği ekipleri, Osmangazi Mahallesi Bilal Habeşi Caddesi'ndeki bir depoya baskın düzenledi. Depoda yapılan aramalarda çok sayıda çalıntı otomobil ve bu otomobillere ait parçalar ele geçirildi.

Bunun üzerine aralarında depo sahibi Muhammed A. ile işyeri çalışanı Mahmut C., Eyüp E., Adem Ç. gözaltına alındı. Ele geçirilen çalıntı otomobiller inceleme altına alınırken, şüpheliler sorgulanmak üzere Sancaktepe Asayiş Büro Amirliği'ne götürüldü. Yakalanan kişilerin çalıntı otomobilleri depoda parçalara ayırıp İstanbul'da iç piyasaya yedek parça olarak sürdükleri ileri sürülüyor.

Bu arada bazı vatandaşlar, söz konusu kişilerden ve faaliyetlerinden oldukça rahatsız olduklarını ifade etti. Polis, olayla ilgili soruşturmanın genişletilerek sürdürüleceğini bildirdi.

Ramazan ayının gelmesi ile birlikte sosyal hayattaki değişiklik ve farklılık kendini hissettiriyor. Başta iftar davetleri olmak üzere sosyal etkinlikler yoğun bir şekilde yaşanıyor. Sancaktepe Belediyesi’nin hazırlamış olduğu ramazan programında her mahallede ramazanın coşkusu yaşanmaya başladı. Sosyal dayanışma ve yardımlaşma örneklerinin en üst düzeyde yaşandığı ramazan ayında belediye olarak her mahallede iftar programları düzenleniyor. İftar programında 1000-3000 kişilik yemekler mahallelinin katılımı ile iftar sofralarını oluşturuyor. Daha sonra ise “ramazan etkinlikleri” kapsamında hazırlanan programla halka huzurlu ve keyifli bir şenlik sunuluyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yaptırılan ve Şile yolunun kilit noktasını oluşturan Çekmeköy Madenler Tüneli’nin ikinci kısım çalışmaları başladı.

İhale yapılır yapılmaz çalışmalara başlanan tünelin en kısa zamanda ulaşıma açılması bekleniyor. Tünelin ikinci kısmı hizmete girdiğinde Çekmeköy, Sancaktepe ve Şile trafiği hafifleyecek. Tünel trafiğe açıldığında çevre düzenlemesi de yapılacak.

Çalıntı Tır'a Uyuşturucu OperasyonuUyuşturucu ihbarı yapılan çalıntı TIR'dan vişne ve kayısı çıktı.

Sancaktepe Fatih mahallesi Yakacık Caddesi Demirli sitesinde park halindeki bir TIR'da uyuşturucu bulunduğu ihbarı üzerine polis ekipleri harekete geçti. Yapılan baskında sitenin otoparkındaki terk edilmiş haldeki 34 EU 0077 plakalı TIR ve arkasındaki 34 FHY 60 plakalı dorsesinde arama yapıldı. Polis dorsenin kapaklarını açtığında paketlenmiş halde vişne ve kayısı buldu.

Polis, TIR'ın 10 gün önce Darıca'dan, dosenin ise 14 gün önce Tuzla'dan çalındığını tespit etti. Yapılan ihbarda TIR da uyuşturucu bulunduğu iddia edildiği için detaylı arama yapılmak üzere narkotik polislerine teslim edilmesi bekleniyor.

Minibüsten fırlayan yaralılar yola saçıldı!Şile Otoban`ı Çekmeköy Mevkii`nde hatalı dönüş yaptığı iddia edilen minibüse Sancaktepe istikametine giden özel halk otobüsü çarptı. Kaza nedeniyle 5 kişi yaralandı. Yola savrulan yaralılar, ambulanslarla çevredeki hastanelere kaldırıldı.

Kaza, Şile Otoyolu Çekmeköy Madenler Durağı`nda meydana geldi. İçinde yaklaşık 40 yolcunun bulunduğu Ekrem Bektaşoğlu`nun kullandığı 34 MBG 61 plakalı özel halk otobüsü, yol üzerinde hatalı dönüş yaptığı iddia edilen 34 GCP 74 plakalı münübüse yandan çarptı.

Kaza nedeniyle devrilen minibüste bulunan 5 kişi çevreye savruldu. Bir şirkette işçi olarak çalışan yaralıların yardımına önce çevredeki vatandaşlar koştu. Olay yerine gönderilen ambulanslarla Ümraniye Devlet Hastanesi`ne kaldırılan yaralılar tedavi altına alındı. Yaralıların hayati tehlikesinin bulunmadığı belirtildi.

Kaza mahallinde olay anını anlatan özel halk otobüsü sürücüsü Ekrem Bektaşoğlu ile minibüste yaralananların yakınları arasında tartışma yaşandı. Görgü tanıkları, kazaya hatalı dönüş yaptığı öne sürülen 34 GCP 74 plakalı minibüsün neden olduğunu söyledi.

Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 11 Nisan 2010 gerçekleştirilen Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) ile 19-20 ve 26-27 Haziran 2010'da yapılan Lisans Yerleştirme Sınavları sonuçlarına ağırlıklı ortaöğretim başarı puanlarının katılmasıyla hesaplanan yerleştirme sonuçlarını açıkladı.

Sınavsız geçiş hakkına sahip meslek lisesi mezunları da ön lisans programlarına yerleştirildi.

Yerleştirme işlemlerine ilişkin verilere göre, tercih yapma hakkı olan toplam 1 milyon 542 bin 583 adaydan 1 milyon 104 bin 763'ü tercih formu gönderdi.

Tercih değerlendirme sonucunda, üniversitelerdeki 671 bin 804 kontenjandan 561 bin 3'üne yerleştirme yapıldı. Böylece tercih gönderen 1 milyon 104 bin 763 adaydan yaklaşık yarısı yerleşmiş oldu.

Sonuç belgesi gönderilmeyecek
2010-ÖSYS sınav sonuç belgeleri adaylara gönderilmeyecek. Adaylara ilişkin yerleştirme ve kimlik bilgilerini içeren fotoğraflı aday listeleri üniversite rektörlüklerine elektronik ortamda iletilecek.

Yükseköğretim programlarına kayıtlar 31 Ağustos - 7 Eylül 2010 tarihlerinde yapılacak. Adaylar, kayıt için gerekli belgelerle birlikte yerleştirildikleri üniversitelere başvurarak kayıt yaptıracak.

Adaylar, Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu tarafından sağlanan burs, kredi, katkı kredisi ve yurt başvurularını www.kyk.gov.tr internet adresinden yapabilecek.

Hatalı sollama can aldıİstanbul'un Sultanbeyli ilçesindeki trafik kazasında 1 kişi öldü. Kaza saat 14.30 sıralarında TEM Otoyolu Sultanbeyliği Mevkii yan yolda meydana geldi. Alınan bilgiye göre, Habib Dindar (52) yönetimindeki 34 TL 9358 plakalı araç, TEM Otoyolu Sultanbeyli mevkisinde, Deniz Serkan idaresindeki kamyonla çarpıştı. Araçta sıkışan Dindar, itfaiye ve sağlık ekiplerince kurtarılarak Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı. Dindar, burada yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamadı.

Kamyon sürücüsü, polis merkezine götürüldü.

Sancaktepe Belediyesi tarafından yapımı tamamlanan Hakan Şükür Stadı yarın düzenlenecek törenle açılacak.

TFF 3. Lig'in yeni takımlarından İstanbul temsilcisi Sancaktepe Belediyespor'un maçlarını oynayacağı yaklaşık 7 bin kişi kapasiteli stat, 08.08.2010 Pazar günü saat 17.00'de düzenlenecek törenle hizmete girecek.

Açılışa, stada adı verilen eski milli futbolcu Hakan Şükür ile Galatasaraylı bazı futbolcuların da katılacağı bildirildi.

Şile Otoyolu Çekmeköy mevkisinde meydana gelen trafik kazasında içinde 3 kişinin bulunduğu araç takla attı. Kazada 1 kişi öldü, 2 kişi de yaralandı.

Vatandaşlar, "Bu yol adeta ölüm yolu oldu. Her gün yeni kazalar oluyor" diyerek yetkililerden önlem almasını istedi.

Kaza saat 10.30 sıralarında Şile Otoyolu İstanbul istikameti Rapsodi Köprü civarında meydana geldi. Adem Şimşek'in kullandığı 34 TY 6956 plakalı otomobil, Rapsodi Köprüsü yol ayrımında kontrolden çıkıp takla attı. Otomobil içinde bulunan Sürücü Adem Şimşek, Özgür Köse ve Yunus Yavuz camdan dışarıya fırladı. Yaralıların yardımına koşan vatandaşlar itfaiye ve sağlık ekiplerine haber verdi.Kısa sürede olay yerine gelen sağlık ekipleri durumu ağır olan Yunus Yavuz'u hemen hastaneye kaldırdı. Ümraniye Devlet Hastanesi'ne kaldırılan Yunus Yavuz, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Ağır yaralanan diğer yaralılar Özgür Köse ve Adem Şimşek ise ambulanslarla çevredeki hastanelere kaldırıldı. Kaza yerindeki vatandaşlar otoyolda sık sık kazaların meydana geldiğini belirtti.Görgü tanığı Mutlu Yılmaz," Bu yol adeta ölüm yolu oldu. Her gün yeni kazalar oluyor. Defalarca söylememize rağmen önlem alınmıyor." diye konuştu. Polis kazayla ilgili incelemelerini sürdürüyor.

Bu arada kaza nedeniyle taşıt trafiğine kapanan yol, itfaiye ile polisin yaklaşık 1 saat süren çalışmasının ardından trafiğe açılabildi.

İŞ-KUR destekli kurslar devam ediyorİş-Kur destekli kurslarda yaz dönemi süresince katılımcılara dersler veriliyor.

Samandıra Teknik ve Endüstri Meslek Lisesinde gerçekleştirilen kurslara her yaştan öğrenci katılabiliyor. Dört branşta yapılan kurslara ilginin yoğun olduğu gözleniyor.

Yaz döneminde sürecek kurslarda eğitime 3 branşta başlandı. 1-Web Programcılığı (270 saat), 2-Motor Elektromekaniği (400 saat) 3-Endüstriyel Bakım Onarım (400 saat). Bir diğer branş olan Lojistik Elemanı(110 saat) kursuna ise kayıtlar devam ediyor.

Sancaktepe Belediyesi ve İş-Kur işbirliğiyle gereçleştirilen kurslarda İş- Kur tarafından günlük kursiyerlere 15 TL ücret ödeniyor. Hafta içi her gün 8 saat süren dersler yaz dönemi kapsıyor.

Kurslara katılan öğrenciler sertifikalarını aldıklarında iş bulma konusunda kolaylık olacağını ve eğitimle elde edecekleri birikimle çalışma hayatında daha başarılı olacaklarını belirtiyor.

Sancaktepe'de fuhuş operasyonuSancaktepe'de fuhuş ihbarını alan polis bir eve yaptığı baskında 3'ü kadın 4 kişiyi göz altına aldı.

Yenidoğan Mahallesi Salihbey caddesinde bir evde fuhuş yapıldığı ihbarını alan polis sözkonusu adrese gitti. 79 yaşındaki Ş.C.'ye ait olduğu öğrenilen evde Ş.C.'nin gelini Ç.C. (44), eşi Ö.C. (54) ve H.P. (36) adlı kadın gözaltına alındı. Baskında evde para karşılığı ilişkiye girme amacıyla bulundukları ileri sürülen 8 kişi savcının talimatıyla serbest bırakılıdı. Polis ev sahibi yaşlı kadınla birlikte diğerlerini gözaltına alıp Sancaktepe Asayiş Büro Amirliğine götürdü. Polisin evde yaptığı incelemede çok sayıda prezervatif buldu. Polisin evde bulunan iki kadının 'seksen lira' karşılığında ilişkiye girdiğini belirlediği öğrenildi. Asayiş Büro Amirliğinde sorguları tamamlanan zanlılar adliyeye sevk edildi. Fuhuş yaptıkları iddia edilen kadınlar yüzlerini kapatarak suçlamaları kabul etmezken, Ö.C.'de sorulara, 'Benim bir şeyim yok' diye cevap verdi.

Sancaktepe'de polis ekipleri gece saat 03.30 sıralarında şüphelendikleri 34 VFT 64 plakalı otomobili durdurmak istedi. İddiaya göre otomobildeki sürücü ve yanında bulunan arkadaşı polisin dur ihtarına uymayıp kaçmaya başladı. Polisin kaçan aracın peşine düşmesiyle nefes kesen bir kovalamaca başladı. Polis telsizindeki konuşmalara da yansıyan kovalamaca Sancaktepe'den başlayıp Kartal D 100 Karayoluna kadar devam etti. Telsiz anonslarından aracın geliş istikametine göre önlem alan ekipler D 100 karayolunda trafiği durdurdu.

ARBEDE YAŞANDI
Daha fazla kaçamayacağını anlayan şüpheliler Kartal köprüsünün yaklaşık 500 metre ilerisinde otomobili durdurdu. İki zanlı polis ekipleri tarafından gözaltına alınırken yaşanan arbedede bir polis memuru da elinden hafif şekilde yaralandı.

HATA YAPTIK
Kovalamaca sonunda gözaltına alınan sürücü Erdal Keskin kendisine sorulan soruları cevapsız bırakırken yanındaki arkadaşı Erol Şimşek; "Ehliyetimiz yoktu panik yaptık, kaçtık. Biz de bir hata yaptık. Hata yapamaz mıyız. Hırsız değiliz, ipsiz değiliz panik yaptık işte. Kaçınca duramadık anlayın" diye konuştu.

MUHTARIN YEĞENİYİM
Gözaltına alınan Erol Şimşek ile, kendisini kovalayan polisler arasında ilginç diyaloglar yaşandı. Şimşek'in "Özrümüzü kabul edin rica ediyorum. Bizim bir sabıkamız yok. Bizi affedemez misiniz? Ben Akpınar Mahalle muhtarının yeğeniyim" sözlerine polis memuru "Ayıp değil mi? yaptığın" diyerek karşılık verdi. Gözaltına alınan zanlı bunun üzerine "ayıp, tekrar özür diliyorum" diye cevap verdi. Ehliyetsiz oldukları için kaçtıklarını söyleyen iki zanlı ifadeleri alınmak üzere karakola götürüldü.

Oto yıkama dükkanına silahlı saldırı: 1 ölüÇekmeköy'de oto yıkama dükkânına gelen kimliği belirsiz şahıs ya da şahıslar, oto yıkamada bulunan 3 kişiye kurşun yağdırdı.

Failler olay yerinden kaçarak izini kaybettirdi. Ağır yaralanan 3 kişi ise olay yerine sevk edilen ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Yaralılardan Orhan Öztop kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.

Olay saat 21.00 sıralarında Çekmeköy Madenler Durağı mevkii, Erciyes Sokak üzerinde bulunan Can Oto Yıkama dükkânında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, aralarında husumet bulunan bin grup dükkâna gelerek çalışanlar, Orhan Öztop, Mehmet Sarıgül ve Mustafa Güneş'a kurşun yağdırdı. Fail ya da failler olay yerinden kaçarak uzaklaştı. Silah sesini duyan mahalle halkı olay yerine gelince, dükkan çalışanlarını kanlar içinde yerde buldu. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından yaralılar, Ümraniye Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Orhan Öztop tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Güneş ve Sarıgül'ün hayati tehliklerinin sürdüğü öğrenildi.

Polis olay yerinde çevre güvenliğini alarak, failleri yakalamak için araçlar üzerinde uygulama yaptı. Olayın daha önce yaşanan kavganın sonucu olduğu sanılıyor. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.


Paşaköy, İstanbul’un, eskiden Kartal ilçesine ve son yerel seçimlerden sonra Sancaktepe ilçesine bağlı eski bir yerleşim alanı. Türkiye-Yunanistan arasındaki mübadele anlaşması gereği Selanik’ten göç edenler tarafından kuruluşu, 1922-23 yıllarına dayanıyor. Konumu ve eski evleriyle hala kırsal güzelliğini koruyan Paşaköy, geçmişe büyük özlem duyuyor. Bir zamanlar, Marmara Bölgesini yüzlerce ton tahıl ve İstanbul’un Asya yakasını süt ürünleri ile beslerken; günümüzde ise tarımsal üretimi durma noktasına ve geçim sıkıntısı en üst seviyeye gelmiş.

Paşaköy, İstanbul’un en önemli içme su kaynaklarından, Ömerli Barajı İçmesuyu Havzası içinde yer alıyor. İçmesuyu havzasının Kısa ve Orta Koruma Kuşakları içinde bulunması nedeniyle, Paşaköy’de İSKİ (İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi) Yönetmeliği kapsamında koruma tedbirleri uygulanıyor. Ancak Paşaköy’lüler, Ömerli Havzasının genel durumuyla kıyasladıklarında içinde bulundukları şartlardan şikayetçiler: Örneğin imar yasağı nedeniyle çocuklarına ev yapamaz, kat çıkamazken; yine içmesuyu havzası koruma kuşakları içinde yer alan Sultanbeyli ve çevresindeki diğer yerleşim alanlarında yükselen 5-10 katlı binaları sorguluyorlar.

Paşaköy’lülerin haklı olarak işaret ettikleri gibi, baraj gölüne en yakın mutlak (0-300 m.) ve kısa (300-1000 m.) mesafeli koruma kuşakları dışında, Ömerli Su Toplama Havzasının doğal sınırları ve ekolojik özelliklerine göre bir bütün (entegre) olarak korunamadığı biliniyor, maalesef. Örneğin, havzayı besleyen su kaynakları (küçük göller, sulak alanlar vb.) kirlenmiş ve dereler ıslah(!) edilerek yatağı değiştirilmiş, betonlaşmış durumda. Ömerli Su Toplama Havzası içinde, bir yanda Paşaköy’dekiler imar yasağı nedeniyle mağdur oluyor; diğer yanda plansız dev yerleşim alanı Sultanbeyli’nin, “ölü yatırım” Formula 1 tesislerinin ve bu tesislerin civarında yoğun nüfuslu lüks sitelerin oluşmasına izin veriliyor?

Paşaköy’de Ömerli baraj gölünü korumak amacıyla bir atık su arıtma tesisi de bulunuyor. Burada yukarıda bahsettiğimiz havza içindeki yerleşim alanlarından (Sarıgazi, Samandıra, Sultanbeyli, Alemdağ Yenidoğan, Sultançiftliği) gelen atık sular arıtılıyor. Ancak Paşaköy’dekilere göre, özel bir şirketin işlettiği bu arıtma tesisi düzenli ve tam randımanlı çalıştırılmıyor. Atık suların zaman, zaman (örneğin yağmur yağdığında) arıtılmadan, olduğu gibi Ömerli baraj gölüne verildiği iddia ediliyor. Arıtma tesisinin çalıştırılmaması; yerleşim/tarım/endüstri alanlarından gelen her türlü evsel, ağır metal, tarım ilacı ve benzeri kimyasal atıkların arıtılmadan göle verildiği iddiası, bir çeşit cinayet ihbarı olarak kabul edilmelidir. İSKİ ve ilgili diğer birimler tarafından araştırılmalı, suç/suçlu tespit edilmeli ve kamuoyuna bu konuda bilgi verilmelidir.


Paşaköy’ün ve Ömerli Su Toplama Havzasının durumu, aslında İstanbul’un (ve hatta tüm Türkiye’nin) mevcut şehircilik anlayışını yansıtıyor. İstanbul’da musluklarımızdan akan suya, değil içmek; diğer günlük kullanımlarımız için bile güvenmiyoruz. Bu nedenle, evlerimiz ve iş yerlerimizde su şirketlerinden plastik şişelerde su satın alıyoruz. Şehir suyumuzun temizliğinden ve kalitesinden şüphe duyuyoruz, çünkü belediyelerimizin su toplama havzalarını (ekonomik, sosyal ve çevresel politikalarıyla) koruma ve yönetim yaklaşımını yeterli ve güvenilir bulmuyoruz. Farkında olsak da, olmasak da insanlar, hayvanlar, bitkiler vb. yeryüzündeki tüm canlılar için hayati önem taşıyan su kaynaklarımızı korumak; aslında ekonomiyi korumak anlamına geliyor. Su sektörü büyük bir hızla büyüyor: akarsular özelleştiriliyor, ülkeler su üzerine anlaşmalar yapıyor, temiz su ihtiyacı ülke ekonomilerini doğrudan ya da dolaylı olarak giderek daha da fazla etkiliyor.

Tüm dünyada olduğu gibi, Türkiye’de de nüfusun büyük bir bölümü şehirlere göç etmeye devam ediyor. Şehirler sosyal ve çevresel sorunların yanı sıra; bunlarla bağlantılı kalabalık, işsizlik, fakirlik, kirlilik ve trafik ile uğraşıyor. Ayrıca bunlara, şehirlere yığılan halkın konut, su, enerji vb. ihtiyaçlarını ve üretilen çöp yığınlarından kurtulma gereğini eklemeyi de unutmayalım. Hepsinin üzerinde ise, iklim değişikliği en son ve önemli tehlikelerden biri olarak şehirlerimizi tehdit ediyor. Son yıllarda kuraklık, aşırı sıcak dalgaları, yağış ve seller şehirlerimizi vuruyor. Gerekli önlemler alınmazsa, iklim değişikliğinin sosyal ve çevresel etkilerinin gelecekte şehirlerde daha da artacağı, hava ve su kalitesini doğrudan etkileyeceği tahmin ediliyor.

Türkiye’de merkezi ve yerel yöneticilerimizin ne mevcut şehircilik sorunlarına; ne de iklim değişikliğine karşı ürettikleri politikalardan, planlandığı önlemlerden haberimiz yok. Aşırı yağışlar öncesinde kamuoyunu medya aracılığıyla uyarmanın ve sele karşı kriz masası oluşturmanın dışında neler yapıldığını bilmiyoruz. Ama su kaynaklarımızın ve geleceğimizin, merkezi ve yerel yöneticilerin geliştirecekleri politikalara, planlara ve uygulamalara bağlı olduğunu biliyoruz.

Peki Paşaköy’lüler gibi, biz de yaşadığımız şehirde yöneticilerin izlediği politikaları, uyguladıkları planları, dağıttıkları içme suyunun temizliğini ve kalitesini sorguluyor muyuz? Musluklarımızdan akan suyun nereden geldiğini, ne kadar korunduğunu ve ne içerdiğini biliyor muyuz? Doğal kaynaklarımız nasıl korunuyor? Geleceğe yönelik kullanım ve sosyal adalet gözetiliyor mu? Ömerli Havzasının ya da şehrin diğer içmesuyu havzalarının betonlaşmasına neden engel olunamıyor? Karar vericiler ve bütün yöneticiler dahil, herkesin “kontrolsüz şehirleşme/kentleşme” deyip çıktığı bu sorun nasıl çözülebilir?

Türkiye’de bütün bu soruları ve muhtemel yanıtlarını içine alan yeni bir şehircilik anlayışına acilen ihtiyaç var. Bu yeni şehircilik anlayışı, doğru arazi kullanımını; su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimini; “yeşil” mimari, toplu taşıma, geri dönüşüm, yenilenebilir enerji kaynakları kullanımını ve enerji tasarrufunu teşvik eden politikalardan oluşmalıdır. Yeşili tahrip eden ve insanları doğadan uzaklaştıran betonlaşmış şehirlerimiz, onları çevreleyen doğal alanlar ile bir bütün olarak (insanların fiziksel ve ruhsal bağlantı kurmasının sağlayacak şekilde) planlanmalıdır.

Demokrasilerde bireylerin değer yargıları, karar verme sürecini doğrudan etkileyebilir ve değiştirebilir. Önemli olan, bizlerin doğaya ve yaşadığımız yerlerde yeşil alanlara önem vermemiz. Biz aldırmaz, değer vermezsek; karar vericileri ve yöneticileri bu tutumlarından dolayı eleştirmeye ve suçlamaya da hakkımız olamaz. Eğer gerekli önlemler alınmazsa, yaşadığımız sorunlar artarak devam edecek ve şehirlerimiz yaşanamaz bir hale gelecektir. O zaman yarattığımız cehennemi bırakıp – piknik yaparken çöplerimizi olduğumuz yere bırakmamız, buna karşılık gelecek sefer piknik yapmak için aynı yere geldiğimizde temiz yerler aramamız gibi - başka yerlere gidebilecek miyiz? /NTV Yeşil Haber | Sema Atay - Doğa Korumacı

Yapım ve donatımının Sancaktepe Kaymakamlığı tarafından sağlanacağına ilişkin taahhüdü sonucu, Sağlık Bakanlığınca açılmasına onay verilen Sancaktepe Diş Tedavi ve Protez Merkezi, 41 polikliniği ile Sancaktepe'de sağlık alanında büyük bir boşluğu dolduracak.

Kartal Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi tarafından, Samandıra Semtinde kiralanan binada faaliyete geçecek olan Diş Tedavi ve Protez Merkezi’nin yapımı ve donatımı, mahalli imkanlarla, aralarında Sancaktepe Belediyesi’nin de bulunduğu kurum, kuruluş ve bölge işadamları tarafından gerçekleştirilmektedir. Kuruluş çalışmaları, Kartal Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi tarafından sürdürülen Sancaktepe Diş Tedavi ve Protez Merkezinde görev yapacak hekimler ise, Sağlık Bakanlığının 15 Temmuz 2010 günü kuraları ile belirlenmiştir. Önümüzdeki 3 ay içerisinde faaliyete geçirilmesini planlanan merkezde günde 1000 civarında ağız ve diş hastasına hizmet verilebilecek.

1200 çocuk erkekliğe ilk adımı attı.

Sancaktepe Belediyesi çocuklara moral vermek için çeşitli hediyeler dağıttı ve sürpriz yaparak faytonlu arabalarla çocukları gezdirdi.

Gelin arabası gibi süslenen faytonlarla gezen çoçuklar keyifli dakikalar geçirdi.
Düzenlenen sünnet şöleninde, Karagöz ve Hacivat'tan Nasrettin Hoca'ya, Palyaço'dan Keloğlana kadar kahramanlar hem sünnet çocuklarını hem de izleyenleri eğlendirdi.

Erkekliğe ilk adımı atan çocuklar sevilen karakterlerin gösterileri ile neşeli saatler geçirdi.
Şölene ev sahipliği yapan Sancaktepe Belediye Başkanı İsmail Erdem; yarınlarımızın teminatı çocuklarımız için her türlü fedakarlıktan kaçınmayacaklarını ve yatırımlarının daha da arttıracaklarını söyledi.



LYS sonuçları (2010) ÖSYM tarafından açıklandı. ÖSYM'nin resmi sitesinden saat 10:30'dan itibaren açıklanacağı duyurulan LYS sonuçları şu an itibari ile açıklandı.

Milyonlarca aday, hayallerini süsleyen üniversitelere girmeleri için gösterdikleri gayretler sonucunda puanlarını öğrenmek için internet başına akın etti.

LYS ( Lisans Yerleştirme Sınavları) yaklaşık 1 ay önce 19-20 ve 26-27 Haziran 2010 tarihlerinde yapılmıştı. Birçok LYS adayı sınav sonrası yaptıkları incelemelerde az çok yaptıkları netleri kontrol etmişlerdi. Yüksek bekleyeni düşük bekleyeni LYS sınavının zorluk derecesi hakkındaki bir çok sınav yorumundan sonra büyük gün geldi. Adaylar netleri hakkında ne kadar bilgi sahibi olsalarda puanlarını öğrenmek için bugünü dört gözle bekliyorlardı.

Sancaktepe Belediye Başkanlığı tarafından düzenlenen 2. Geleneksel Yağlı Pehlivan Güreşleri 18 Temmuz 2010 Pazar günü saat 10.00`da şölen alanında başlayacak.

Edirne Tarihi Kırkpınar Yağlı Pehlivan Güreşleri`nde, iki defa üst üste başpehlivanlık kazanan Ordulu Recep Kara, Kırkpınar`da bir kere başpehlivanlık kazanan Samsunlu Şaban Yılmaz, 2010 yılı Kırkpınar güreşlerini başpehlivan 2. Antalyalı Ali Gürbüz, Sermest Bulut, Ekrem Yavuz, Aydın Bolatçı, Şaban Donat, Ahmet Doğu gibi yağlı güreş devlerinin kol bağlayıp kozlarını paylaşacak.

Sancaktepe Belediye Başkanı ve 2. Sancaktepe Yağlı Pehlivan Güreşleri Organizasyon Komitesi Başkanı İsmail Erdem, güreşlerin Kırkpınar usulü olup, kıran kırana geçeceğini bildirdi.

HAZIRLIKLAR TAMAMLANDI
Sancaktepe Yağlı Pehlivan Güreşleri`nin bir özelliğinin de Edirne Tarihi Kırkpınar güreşlerinin rövanşı niteliğinde olacağını belirten Sancaktepe`nin Belediye Başkanı İsmail Erdem, `Bu yıl 2. düzenlenecek olan Sancaktepe Yağlı Pehlivan Güreşleri Anadolu Yakası`nın Kırkpınarı olacak. Güreşlerimize ünlü pehlivanlar katılacak. Tüm hazırlıklar tamamlandı. Tüm halkımızı Sancaktepe güreşlerine davet ediyorum. Yağlı güreşin devleri kozlarını Sancaktepe Er Meydanı`nda paylaşacaklar. Pehlivanlarımıza Allah derman versin.` dedi.

Başkan Erdem, güreşleri izleyecek konuklarına etli pilav, ayran ve tatlı ikramında bulunacaklarını da sözlerine ekledi.

Sancaktepe`nin (Samandıra) Geleneksel Yağlı Pehlivan Güreşleri`nin ilk Altın Kemerli efsane Ağası, , eğitimci ve İş kadını Hacı Tülay Orhun, Sancaktepe güreşlerinin ayrı bir önemi ve özelliği olduğunu belirterek, `Güreşlere katılacak tüm koç yiğitlere başarılar diliyorum.` şeklinde konuşarak duygularını dile getirdi.

Sultanbeyli'de ablası ve yeğenlerini dövdüğü gerekçesiyle 50 yaşındaki eniştesini satırla öldürdü. Abla Taş, polisin uzun sorgulaması sonucu cinayeti itiraf etti.

Özbey Gülbe Tekin, ablası Selvi Taş ve yeğenlerini dövdüğünü iddia ettiği eniştesi Dursun Taş(50) ile evinin önünde tartıştı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine beraberinde getirdiği satırı ile eniştesine saldıran Tekin, Taş'ı kafasına vurduğu darbelerle öldürdü. Tekin'in ablası Selvi Taş da ifade verdiği polislere, kocasını maskeli iki kişinin öldürdüğünü söyledi.

Olayla ilgili inceleme başlatan Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro ekipleri, çelişkili ifadelerinden şüphelendikleri Selvi Taş'ı çapraz sorguya aldı. Uzun uğraşlar sonucunda eşinin kendisini dövdüğünü ve buna kızan kardeşi Özbey Gülbe Tekin'in cinayeti işlediğini söyledi. Polis tarafından gözaltına alınan Özbey Gülbe Tekin de eniştesini satırla öldürdüğünü ve satırı da kanalizasyona attığını itiraf etti. İki kardeş Asayiş Şube Müdürlüğü'ndeki işlemlerinin tamamlanması ardından savcılığa sevkedildi.

Sağlık alanında yaptığı çalışmalarla dikkat çeken Sancaktepe Belediyesi bu alanda yaptığı çalışmalara bir yenisini daha ekliyor. Haziran ayı içerinde yunus Emre ve Osmangazi Mahallerinde iki sağlık ocağının temelini atan Sancaktepe Belediyesi yeni bir sağlık ocağının temelini daha attı. 30 haziran Çarşamba günü Safa Mahallesinde gerçekleştirilen temel atma töreni halk tarafından ilgi ile karşılandı.

“Her Mahalleye Bir sağlık Ocağı” hedefi ile çalışmalarını sürdüren Sancaktepe Belediyesi bu konudaki karalığını ve verdiği sözü yerine getirmedeki duyarlığı ile halkın beğenisini ve takdirini topluyor. Safa Mahallesi Sağlık ocağı temel atma töreninde bir konuşma yapan Belediye Başkanı İsmail Erdem; “1 ayın içinde üç sağlık ocağının temelini atmış bulunuyoruz. Hayırsever iş adamlarımız ve belediyemizin işbirliğiyle bu hizmetleri yürüyoruz. Bugün de Belediye ve Özel İdare işbirliğiyle yeni bir sağlık ocağının temelini atıyoruz. Öncelikle safa mahallesi sakinlerine hayırlı uğurlu olsun.” dedi. “Vatandaşlarımızın bize verdiği destekle onlara hizmet etmenin mutluğu ve huzurunu yaşıyoruz” diyen Başkan Erdem, sağlık alanında yapılan hizmetlerden bahsederek Sancaktepe’yi gelişen değişen ve örnek alınan bir ilçe haline getireceklerini belirtti.

Sancaktepe Belediyesi’nin organize ettiği, İstanbul Sancaktepe 1. Spor Festivali görkemli bir törenle kutlandı.

Sancaktepe Belediyesi’nin 3’üncü Lig’e çıkan futbol takımı yanında, güreş başta olmak üzere uzak doğu sporlarında alınan dünya ve Türkiye dereceleri ilçenin adeta gurur kaynakları oldu. Kültür ve sanat alanlarında başarılı olan Sancaktepe ilçesi sporda da marka olma yolunda hızla ilerliyor.

1. Sancaktepe Spor Festivali’ne katılan renkli isimler arasında Aykut Kocaman Cemil Turan, Serkan Acar, Gökhan Gönül Mehmet Topuz, Kasımpaşa Teknik Direktörü Yılmaz Vural, eski milli futbolculardan Hasan Vezir, Oktay Derelioğlu, milli binici Sencer Horason, Milli atlet Halil Akkaş, rekortmen Namık Ekin yer aldı.

Festivalde başta TFF 3. Lig'e çıkan futbol takımı başta olmak üzere başarılı olan sporculara madalya ve çiçek takdimi yapılırken sporcular kendi branşları ile ilgili gösteriler de yaptılar. Başkan Erdem ve onur konuklarının madalya dağıtımı sonrasında Sarıgazi Stadyumu'nu dolduran binlerce vatandaş Gökhan Tepe'nin şarkılarıyla coştular. Gecenin finalinde ise havai fişekleri gökyüzünü görsel bir şölene dönüştürdü.

İstanbul'un farklı noktalarında aralıklarla etkili olan sağanak yağış, vatandaşlara zor anlar yaşatıyor. Sancaktepe'de kısa süreliğine etkili olan yağışla birlikte Mevlana Mahallesi'nde bulunan bir dere taştı. Dereden taşan sel suları, Doğan Sokak No: 41'deki 3 katlı binanın ahır olarak kullanılan bodrum katına doldu.

Bir anda suyun içinde kalan büyükbaş hayvanlar, bina sahibi Mehmet Öztürk tarafından dışarıya çıkarıldı. Ürken hayvanlar, sahiplerine zaman zaman zor anlar yaşattı. 8 büyükbaş hayvanını kurtarabildiğini belirten Öztürk, 2 buzağının ise sel sularında kaybolduğunu belirtti.

Bodrum katı sular altında kalan evin üst katlarında oturan vatandaşlar ise, uzun süre kurtarılmayı bekledi.

Karadeniz Kültürünü Yaşatma Derneği, dün akşam Sancaktepe'de yaptığı yürüyüşle Kazım Koyuncu'yu andı.

Sancaktepe Demokrasi Caddesinde bir araya gelen yaklaşık 150 kişi, Sancaktepe merkeze yürüdü. Burada yapılan açıklamada, Kazım Koyuncu'nun Karadeniz müziğine katkıları anlatıldı, muhalif kimliğine vurgu yapıldı.

Çernobil felaketi ve Karadeniz'e verdiği zararlara dikkat çekilen açıklamada, Sinop'ta yapılmak istenen nükleer santrale karşı itirazlar dile getirildi. Nükleere karşı mücadele çağrısı yapıldı.

Açıklamanın ardından, şiir dinletisi sunuldu, KKYD Çocuk Tiyatrosu, nükleer karşıtı gösteri sundu. Halk, KKYD Müzik grubunun dinletisi eşliğinde horon tepti.

Dün Halkalı'da askeri personeli taşıyan sivil otobüse yapılan saldırıda 4 asker ve bir asker kızı şehit olmuştu. Saldırının ardından kent genelinde alarma geçen polise, Sultanbeyli Bosna Bulvarında orta refüjde bir termos bulunduğu yönünde ihbar geldi.

Olay yerine giden polis, güvenlik önlemlerini aldıktan sonra hemen bomba imha ekiplerini aradı. Bu sırada cadde çift taraflı olarak hem yaya hem de trafiğe kapatıldı. Olay yerine gelen bomba imha ekibindeki polis memuru, özel elbisesini giyerek termosun yanına gitti. Bomba imha ekibinin fünye ile patlattığı termos boş çıktı.

Otomobil hırsızları güvenlik kamerasına yakalandıPolis, çaldıkları otomobille kaçan hırsızların peşine düştü, çıkmaz sokağa giren oto hırsızları aracı bırakıp yaya olarak kaçmaya başladı.

Polislerin aracı bir ağaca çarparak kaza yaptı. Polislerden biri başından yaralandı. Polisler ellerinde silahları, yaya olarak kaçan oto hırsızlarını kovalamaya devam etti.

Tüm bu olup bitenler güvenlik kamerası tarafından saniye saniye görüntülendi.

Sultanbeyli'de çaldıkları 34 KMG 47 plakalı otomobille kaçan iki oto hırsızı Samandıra'da devriye gezen ekip tarafından farkedildi. Sancaktepe İlçe Emniyet Müdürlüğüne bağlı ekip, çalıntı olduğu polis telsizinden anons edilen aracın peşine düştü. Çalıntı otodaki iki hırsız peşlerinde polisi görünce kaçmaya başladı. Yaşanan kovalamaca Samandıra'da çıkmaz bir sokakta son buldu. Hırsızlar bu kez araçtan inip yaya olarak kaçmaya başladı. Bu sırada sokağa giren polislerin aracı bir ağaca çarptı. Ekip otosundaki polis memurlarından biri başını cama vurarak hafif şekilde yaralandı.

POLİSLER SİLAHLARINI ÇEKİP KOVALAMAYA BAŞLADI
Yaralanan polis memuru ve diğer iki arkadaşı silahlarını çekerek, kaçmaya çalışan oto hırsızlarının peşine düştü. İki oto hırsızı kaçarken yol kenarındaki bir vatandaş engel olmaya çalışsa da başarılı olamadı. Tüm bu yaşananlar bir işyerinin güvenlik kamerası tarafından saniye saniye görüntülendi. Kovalamaca sırasında hırsızlar peşlerindeki polislerden kurtulmak için canlarını hiçe sayıp araçların son sürat seyrettiği TEM bağlantı yoluna atlayıp, ormanlık alana kaçtı. Polis ormanlık arazideki yaptığı tüm aramalara rağmen kaçan iki zanlının izine rastlayamadı.

HARAKETLİ MÜZİK EŞLİĞİNDE KAÇMIŞLAR
Oto hırsızlarının terk ettiği araçta Olay yeri inceleme ekipleri çalışma yaparken aracın radyosundan çalan hareketli müzik dikkati çekti. Zanlılardan birinin kaçarken şapkasını düşürdüğü görülürken, görgü tanıkları zanlıların çok süratli araç kullandığını kaza yapınca yaya olarak ormanlık alana kaçtıklarını söyledi. Polisin olayla ilgili soruşturması devam ediyor.

İslam Tarih Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi (IRCICA) tarafından 5 Haziran’da Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda düzenlenen Uluslararası Kadın Hattatlar Sempozyumu ve İcazet Töreni’ne katılan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, burada stant açan Sancaktepe Belediyesi’ni de ziyaret etti.

Sempozyumun birinci oturumun ardından Recep Tayyip Erdoğan, 62 kadın hattatın eserlerinin yer aldığı toplam 700 eserinin bulunduğu CRR’deki sergiyi gezdi. Erdoğan, Sancaktepe Belediyesi’nin CRR’de kurduğu standı da ziyaret etti. Başbakan Erdoğan’ı ağırlayan Sancaktepe Belediye Başkanı İsmail Erdem, ‘Sancaktepe Tarihi’ adlı kitabı Başbakan Erdoğan’a hediye etti. 18 Temmuz 2010 tarihinde yapılacak olan ‘Samandıra Yağlı Güreşi’ne Başbakan Erdoğan için özel olarak hazırlanan kırmızı dip mumlu bir davetiye de veren Erdem, “Sizi Sancaktepe’de ağırlamak bizim için bir onur olacaktır” diye konuştu.

Değişimi görüyorum
Sancaktepe Belediyesi’nin çalışmalarını yakından takip ettiğini söyleyen Başbakan Erdoğan ise “29 Mart Seçimleri’nin üzerinden geçen sürede ilçede çok büyük değişimler yaşandığını, halkımıza verilen hizmetlerin kalitesini ve başarılarınızı yakinen biliyorum. Sayın Belediye Başkanımız İsmail Erdem’in nezdinde tüm ekibini kutluyorum” dedi.

Sultanbeyli’de, elektrikli testere ile odun kesmek isterken elini kesen Selami Canlı (36), gittiği 9'ncu hastanede 11 saat sonra ameliyata alındı.

Oto galeride satış elemanı olarak çalışan Selami Canlı, dün saat 11.30 sıralarında evinin bahçesinde elektrikli testere ile odun keserken, bir anlık dalgınlık sonucu sol el başparmağı ile avuç içini kesti. Selami Canlı, iddialara göre, ilk olarak ağabeyi Dilaver Canlı tarafından Sultanbeyli Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Burada, kesilen damarı dikebilcek yeterli sağlık ekibi bulunmadığı gerekçesiyle tedavi edilmedi. Selami Canlı yakınları tarafından kendi aracıyla bu kez Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürüldü. Eline pansuman yapılan Semali Canlı, burada da doktorun, "10 saat sürecek bir ameliyata gireceğim. Vakit kaybetmiş olursun. Başka yere gidin" demesinden sonra sırayla Göztepe Eğitim ve Araştırma, Haydarpaşa Numune, Şişli Etfal, İstanbul Eğitim ve Araştırma ile İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi hastanelerine gitti. Bu hastanelerde gerekli ekipmanın bulunmaması nedeniyle ameliyat edilemeyeceği kendisine söylenen Selami Canlı, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi’ne başvurdu. Ancak burada da doktorun 1 saat sonra geleceğinin söylenmesi üzerine son çare olarak gidilen Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Selami Canlı ameliyata alındı.

Selami Canlı, ameliyata alınmadan önce yaşadıklarına, "Anadolu ve Avrupa yakasında, 9 hastane gezdik. 11 saattir acı içinde dolaşıyorum, tedavi olamadım. Yetkililer bunun önlemini alsınlar. Allah’dan İstanbul’da oturuyoruz. Böyle rezalet olur mu?" şeklinde tepki gösterdi. /Radikal

Sancaktepe Belediyesi, sosyal sorumluluk projelerine bir yenisini daha ekledi.

Yaşlı hastaların ayağına giden Sancaktepe Belediyesi engelli vatandaşların da her türlü sorunuyla ilgilenip evde bakım hizmeti veriyor. Son teknolojiyle donatılmış özel araçlarıyla ev ev dolaşan uzman doktorlar ücretsiz muayene hizmeti veriyor. Bu hizmetten yararlanmak isteyen vatandaşların belediyenin ve kaymakamlığın telefonlarını aramaları yeterli. Belediye Başkanı İsmail Erdem “Artık belediyecilik dendiğinde yol, park yapan bir belediye değil halkın tüm sorunlarıyla ilgilenen bir belediyecilik anlayışı içindeyiz” dedi. /Star

Çekmeköy'de, 3 Ayrı Genç Kızı Takip Ettikten Sonra Bıçak Zoruyla Kaçırıp Önce Gasp Ardından Taciz Ettiği İleri Sürülen Aykut İ. Güvenlik Kamerası ve Facebook'taki Resmi Sayesinde Yakalandı.

Cinsel problemi nedeniylede kaçırdığı genç kızlara tecavüz edemediği ileri sürülen Aykut İ.’nin daha önce de aynı suçtan dolayı 16 ay cezaevinde yattığı ortaya çıktı.

Çekmeköy’de, 2 ay içerisinde biri üniversite öğrencisi 3 genç kızın benzer şekilde gasp edilerek taciz edilmesi üzerine Çekmeköy Asayiş Büro ve Gasp Büro Amirliği Ekipleri, bu kişiyi yakalamak için çalışma başlattı. İfadelerine başvurulan 3 genç kız da, “İş çıkışı, esmer genç bir çocuk bizi bir süre takip ettikten sonra tenha bir yerde bıçak dayadı. Sonra kimsenin olmadığı yere götürüp gasp edip tacizde bulundu." dedi.

Yapılan çalışmalarda, tacizden önce genç kızlardan birinin takip edildiği bir pastanenin güvenlik kameralarına yansıdığı anlaşıldı. Zanlıyı ele veren güvenlik kamerası görüntülerine göre A.İ otobüsten inen genç bir kızın peşine takılıyor. Yaklaşık 50 metre mesafeden takip eden zanlı daha sonra kameranın görüş alanından çıkıyor.

Çalışmalarda, zanlının Aykut adında bir kişi olduğu tespit edildi. Ardından bu isimle Facebook’ta yapılan incelemde zanlının soyadı ile birlikte net fotoğrafına da ulaşıldı.Facebook'dan elde edilen fotoğrafı mağdurların da teşhis etmesi üzerine 18 yaşındaki zanlı Aykut.İ. gözaltına alındı.

Asayiş Şube Müdürlüğünde sorguya alınan zanlıyı emniyete çağrılan 3 genç kız da teşhis etti. Yapılan soruşturmada, daha önce de aynı suçtan 16 ay cezaevinde yattığı anlaşılan Aykur İ.’nin kaçırdığı genç kızlara cinsel problemlerinden dolayı tecavüz edemenediği ileri sürüldü.

Asayiş Şube Müdürlüğü’ndeki işlemleri tamamlanan Aykut İ. Adliyeye sevk edilirken karşısında basın mensuplarını görünce yüzünü saklamaya çalıştı. Ağladığı görülen Aykut İ. "Benimde ailem var" diye bağırdı.

Sultanbeyli'de, sahte içki imalatı yapıldığı tespit edilen eve yapılan operasyonda piyasaya sürülmek üzere çok sayıda sahte rakı, viski ile sahte bandrol ve içki yapımında kullanılan malzemeler ele geçirildi. Evini imalathane olarak kullandığı belirlenen şahsın, "Satıcı değil, içiciyim." sözü dikkat çekti.

Necip Fazıl Mahallesi, Hüsün Sokak 16 numaralı evde sahte içki imal edildiği yönünde ihbar alan Sultanbeyli Asayiş Büro ekipleri, konuyla ilgili yaptıkları çalışmalarda Remzi G. isimli şahsın evinde sahte içki imal edildiğini belirledi. Mahkemeden arama kararı alan ekipler daha sonra Remzi G.'nin evine operasyon yaptı. Yapılan aramada evin çeşitli yerlerinde sahte içki imalatında kullanılan iki adet alkol ölçme derecesi, çok sayıda sahte bandrol, viski ve rakı esansları, renklendirici, selülozik ve sentetik tiner, çok sayıda boş rakı ve viski şişesi, plastik bidon içerisinde etil alkol ile sahte viskinin yanı sıra piyasaya sürülmek üzere doldurulduğu tespit edilen yaklaşık 200 adet rakı şişesi, 20 adet viski şişesi ele geçirildi.

Olayla ilgili Remzi G. gözaltına alınarak Asayiş Büro Amirliği'ne götürüldü. Sahte alkol imal etmekten 4 sabıkası bulunduğu belirlenen Remzi G.'nin sağlık kontrolü için hastaneye götürüldüğü sırada basın mensuplarına, yüzlerce şişe sahte içkiyi satmak için imal etmediğini, kendisinin içtiğini öne sürdü. Remzi G'nin, "Ben satıcı değilim içiciyim." demesi dikkatlerden kaçmadı.

Son sınıf öğrencileri boğazda buluştu
Sancaktepe Belediyesi eğitime verdiği desteğe sürdürüyor. İlçe sınırları içinde bulunan altı lisede okuyan son sınıf öğrencilerine üniversite sınavına hazırlanırken üzerlerinde oluşan stresi azaltmak amaçlı bir boğaz turu düzenledi.

10 Haziran Perşembe günü yapılan Boğaz turuna Belediye Başkanı İsmail Erdem, Yardımcısı M. Ali Cankatar, birim müdürlerinden bazıları, okul öğretmenleri ve idarecileri katıldı.

Başkan Erdem, boğaz gezisi esansında öğrencilere kısa bir konuşma yaparak eğitimin önemini vurguladı. Geleceğin temellerinin atıldığı okul yıllarında başarılı olunmak için çok çalışılması gerektiğini belirten Erdem, ”Sancaktepe’de yaşayıp ta, İstanbul’un birçok merkezini görmeyen kimseler var. İstanbul’da yaşamanın maddi bir bedeli olduğu için yaşanılan ekonomik sıkıntılar arasında insanlar, en doğal ihtiyaçlarını dahi yerine getiremezken bu tür sosyal ilişkilere zemin oluşturulması gerçekten önemli. Bizler bu konuda halkımıza ve siz öğrencilere destek olmaya devam edeceğiz” dedi.Halkın kendi imkanlarıyla, yaşadıkları kenti gezebilme, tanıyabilme şansının çok az olduğu günümüzde, Sancaktepe Belediyesi toplumun değişik kesimden oluşan grupları, şehir ve boğaz turları vasıtasıyla İstanbul’u tanıtmaya devam ediyor.

Geziye katılanlara bir rehber kılavuzluğunda, İstanbul’un tarihiyle ilgili bilgiler alarak yaşadıkları kenti tanımaya çalışıyor. Ücretsiz olarak, öğrencilere ve halka yönelik olarak düzenlenen Boğaz Turları halk tarafından ilgile karşılanıyor. Böylece Anadolu’nun çeşitli yörelerinden gelen insanlar şehrin kültürünü ve tarihini öğrenme fırsatını buluyor.

Ve Ayyıldız Tim dediğini yaptı, İsrail gizli servisinin web sitesini erişime kapadı!

İsrail gizli servisi MOSSAD ın resmi sitesi mossad.gov.il bir kaç saat önce AYYILDIZ TiM siber savunma ordusu tarafından hacklendi.

İsrail in insani yardım götüren Gazze'ye Özgürlük Filosuna karşı yaptığı hukuk dışı saldırıdan sonra Türkiye'de ve dünyada bu olaya tepkiler çığ gibi büyürken, aynı zamanda internette de İsrail devlet siteleri ve diğer İsrail sitelerine karşı bir siber savaş başlatılmıştı. Ayyıldız Tim hackerleri, 1500 ün üzerinde İsrail sitesini hacklemiş, asıl hedeflerinin ise İsrail gizli servisi olan MOSSAD ve İsrail Savunma Bakanlığı'nın siteleri olduğnu açıklamışlardı.

Ayyıldız Tim hackerlerinin başarılı operasyonundan sonra ulaşılamaz hale gelen MOSSAD gizli servisinin internet sitesine hâlâ ulaşılamamaktadır..

FİLİSTİN'e insani yardım götüren Gazze'ye Özgürlük Filosuna İsrail askerleri tarafından yapılan saldırıya dünyada ve Türkiye'de tepkiler çığ gibi büyürken, kendilerine 'Ayyıldız Tim' diyen grup sanal ortamda İsrail'e ait yaklaşık 1500 internet sitesini hacklediğini açıkladı.

Fas ve İranlı hackerlarla harekete geçen ve kendilerine "Ayyıldız Tim" diye grup, İsrail askerlerinin Filistin'e insani yardım götüren Gazze'ye Özgürlük filosuna yaptığı saldırıyı İsrail'e ait yaklaşık 1500 siteyi hackleyerek protesto etti. "Hey İsrail. herkese bulaş ama Türkiye'ye bulaşma, sizi vaat edilmis topraklara gömeriz, insanları öldürmekle kazanamıyacaksınız. Katledilmiş bir milletsiniz ama sizde çocukları katleden katiller oldunuz. Biz AYYILDIZ TİM Cumhuriyet'in çocukları olarak size demokrasiyi insan haklarını öğretmeye geldik. Bundan ötesi; ya istiklal, ya ölüm!" mesajını bıraktı.

'Ayyıldız Tim'in internet sitesinde İsrail sitelerini hacklemek isteyen kişilere nasıl hackleneceği konusunda bilgiler veriliyor. Grup asıl hedeflerinin İsrail Savunma Bakanlığı ve MOSSAD'ın internet sayfasını hacklemek olduğunu açıkladı.

İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız, Çekmeköy Mehmetçik Lisesinde 'eylem yaptıkları' gerekçesiyle ilçe disiplin kurulu tarafından tasdikname verilerek okuldan uzaklaştırılan 24 öğrenciye, il disiplin kurulunun 5 günlük kısa süreli okuldan uzaklaştırma cezası verdiğini belirterek, bu öğrencilerin aynı lisede eğitimlerine devam edebileceğini söyledi.

Tekel işçilerinin eylem yaptığı dönemde, Çekmeköy Mehmetçik Lisesinden yaklaşık 150 öğrencinin okulun bahçesinde işçilere destek amacıyla eylem yaptıklarını hatırlatarak, 'idareciler ve öğretmenler ikaz etmiş. Yaptıkları eylemin yasal olmadığını, dersleri boykot sayılacağını, haklarında disiplin işlemi yapılabileceğini söyleyince çocuklar alanı terk etmiş. Geriye 24 öğrencimiz kalmış. Onlar da oturma eylemini devam ettirmiş' dedi.

Bunun üzerine idari soruşturma başlatıldığını, ilçe Milli Eğitim Müdürlüğü disiplin komisyonunun öğrencileri tasdikname ile okuldan uzaklaştırdığını anımsatan Yıldız, tasdiknamesini alan 4 öğrencinin başka bir liseye kayıt yaptırdığını, 20 öğrencinin ise bir haftalık yasal itiraz süresinde ilçe disiplin kurulunun tasdiknameyle okuldan uzaklaştırılma cezasına il Milli Eğitim Müdürlüğüne başvurarak itiraz ettiklerini söyledi.

İl Disiplin Kurulunun toplanarak öğrenciler hakkında değerlendirme yaptığını ifade eden Yıldız, şunları kaydetti:

'Teknik eksikliklerden dolayı dosya okula iade edildi. Eksiklikler tamamlandı. ilçe Disiplin Kurulu tekrar toplanarak aynı cezayı öngördü. Çocukları, tekrar tasdikname ile başka bir okula gönderme cezasıyla cezalandırdı. Yönetmelik, konuyla ilgili karar konusunda il Disiplin Kuruluna yetki veriyor. il Disiplin Kurulu toplandı, gerekçelerine bakıldı, 24 öğrencinin de dosyaları incelendi. il Disiplin Kurulu, öğrencilerin tamamına 5 günlük kısa süreli okuldan uzaklaştırma cezası verdi. 24 öğrenci, Mehmetçik Lisesinde eğitimlerine devam edebilecek. Okula resmi yazıyı gönderiyoruz.'

İl Disiplin Kurulunun dikkatli ve titiz bir çalışma yaptığını, eğitim ve öğretim sürecinin tüm yönleriyle dikkate alındığını ifade eden Yıldız, sözlerini şöyle sürdürdü:

'Eğitim ve öğretim sürecinde bu çocuklar bizim çocuklarımız. Umuyoruz ki bu saatten sonra yönetimin, idarenin, milli eğitimimizin çocuklarımıza yönelik bu bakış açısı kendileri tarafından da iyi değerlendirilir. Kendilerine verilen bu imkanı, okullarında hem akademik başarılarında hem de hocalarıyla ilişkilerinde artık yeni bir dönem başlatıldığının somut bir ifadesi olarak iyi niyetle bundan sonraki çalışmaları sürdürürler.'

Eyleme katılan çocukların ailelerinde Tekel işçisi bulunmadığını belirten Yıldız, 'Etkileme de olabilir, arkasında kötü niyetli unsurlar da olabilir. Onları bertaraf etmek yine eğitim camiası olarak, okul idaresi olarak arkadaşlarımıza düşüyor' dedi.

Balıkesir Atatürk Stadı'nda oynanan maçta, İstanbul Ayazağa Belediyespor'u 1-0 yenen İstanbul Sancaktepe, 3'üncü Profesyonel Lig'e çıktı. Maç sonrası iki takım taraftarları arasında olaylar çıktı. Olaylar polisin müdahalesiyle büyümeden önlendi.

3'üncü Profosyonel Lige terfi finalinde, İzmir Çiğlispor'u penaltılarla 4-3 yenen Sancaktepe ile Uşak Belediyespor'u uzatma dakikalarında attığı golle 1-0 yenen Ayazağa Belediyespor karşılaştı.

Sancaktepe 60'ncı dakikada Ömer'in attığı golle rakibini 1-0 yendi. Hakemin bitiş düdüğüyle birlikte Sancaktepeli futbolcular 3'üncü lige çıkışlarını kutlarken, Ayazağa Belediyesporlu futbolcuları da centilmence teselli etti. Ancak, Ayazağa Belediyesporlu bir grup taraftar, önce sahaya meşale attı, ardından tribünlerde şampiyonluk sevinci yaşayan Sancaktepe taraftarına su dolu şişeler ve bayrak direkleri fırlattı. Sancaktepeliler de karşılık verince tribünler karıştı. Bu arada, tribünlerdeki gerilim sahaya da yansıdı. Bazı idareci ve futbolcuların birbirine saldırdığı gözlendi. Polis ekiplerinin müdahale ettiği olaylar büyümeden önledi.

Yaşanan taraftar kavgasını ayırmaya çalışan Çelik Kuvvet ekiplerinden 1 polis memuru alnına isabet eden 1 pet şişe nedeniyle yaralandı. Polis memurunun sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi.

Biten olayların ardından, Ayazağa Belediyesporlu taraftarlar polis kontrolünde staddan çıkartılıp, otobüslere bindirildi. Bir saat sonra da Sancaktepe kafilesi yola çıktı. Polis iki takıma ve taraftarlarına şehirdışına kadar eşlik etti.

Balıkesir Emniyet Müdürü Ömer Aydın olaylar sonrası gözaltı olmadığını açıkladı.

Gazze'ye giden yardım gemilerine, İsrail askerleri operasyon düzenledi. Saldırıda 10 ile 20 arasında kişi hayatını kaybetti. Ancak net sayı henüz belli değil. Ölenlerden 9'unun Türk olduğu belirtiliyor.

Gazze'ye yardım konvoyundaki gemilere İsrail askerleri tarafından kanlı bir operasyon düzenlendi. Operasyonda ölenlerin sayısına ilişkin çelişkili bilgiler geliyor. İsrail hükümetine göre 10, İsrail basınına göre ise 16 ile 20 arasında kişi hayatını kaybetti.

El Cezire televizyonu ise ölenlerin 9'unun Türk olduğunu duyurdu.

İnsani Yardım Vakfı İHH'nın organizasyonu ile hareket eden ayrdım filosundaki 9 gemi, dün Kıbrsı açıklarında buluştu ve Gazze'ye doğru hareket etti. Ancak filo henüz İsrail'in karasularına bile girmeden İsrail ordusunun saldırısına uğradı.

Gece saat 04.30'da düzenlenen operasyon, İsrail sularına 70 mil açıkta gerçekleşti. Askerler helikopterlerden gemilere indi ve silah kullandı.

Televizyonlara yansıyan görüntülerde bir helikopterden bazı askerlerin ellerinde silahla iple sallanarak gemiye indiği ve geminin iç taraflarına geçtiği görüldü.

ÖLÜ SAYISI 10'DAN FAZLA
Askerler gerçek mermilerle ateş açtı. Saldırıda İsrail hükümetine göre, 10 kişi hayatını kaybetti.

Ancak ölü sayısı henüz netlik kazanmadı. İsrail televizyonları ölü sayısının 16'ya çıktığını duyuruyor. Kanal 2 televizyonu ise sayının 20 olduğunu belirtiyor.

İSRAİL TV'LERİ: GÖZALTINA ALINANLAR HAPSE ATILACAK
İsrail basını ölü ve yaralı sayısına ilişkin bilgileri, İsrail kaynaklarına değil yabancı kaynaklara atıfta bulunarak verdi.

YARALILAR AŞKELON'A SEVK EDİLDİ
İsrail televizyon kanalları, yaralıların Aşkelon'daki hastaneye sevkedildiklerini belirtirken, operasyonda yaralı askerler de bulunduğunu, bunlardan ağır yaralı birinin de Hayfa'ya nakledildiğini duyurdular.

GAZZE KIYILARI ABLUKA ALTINDA
Televizyon ayrıca, Gazze Şeridi'nden botların denize açılmasını önlemek için, Gazze kıyılarının da tümüyle abluka altına alındığını kaydetti.

Kanal 2 televizyonu, gemidekilerin daha önce söyledikleri gibi pasif bir direniş içinde olmadıklarını, askerlere bıçak ve çubuklarla saldırdıklarını da ifade etti.

İSRAİL HABERLERE YASAK KOYDU
İsrail televizyonları ve radyoları, Ankara ve İstanbul'da protesto için toplanan kalabalıkları ve Ankara'daki İsrail büyükelçisinin Dışişleri Bakanlığı'na çağrıldığını da haberlerinde duyurdular.

İsrail radyosu, askeri sansürün, İsrail'deki hastanelere nakledilen ölü ve yaralılarla ilgili her türlü bilginin yayınına yasak koyduğunu bildirdi.

Radyo, en az bir İsrail hastanesine yaralıların nakledildiğine ilişkin bilgi edindiklerini belirtti ve başka bilgi vermedi. Birçok hastaneye yaralı kabulüne hazırlanmaları talimatı verildi.

GEMİLERLE İRTİBAT KESİLDİ
Daha önce insani yardım filosundaki gemilerden sadece ''Mavi Marmara'' gemisiyle bağlantı kurulabilirken, şu an bu gemi ile de bir bağlantı kurulamıyor.

GEMİLERDE TÜRK MİLLETVEKİLİ DE VAR
Gemilerden birinde İsveç Meclisi'nde bulunan Türk Milletvekili Mehmet Kaplan da bulunuyor. Mehmet Kaplan'ın İsveç'te yaşayan ailesi ve yakınları, İsrail'in gemilere müdahale etmesinden sonra Kaplan ile telefon görüşmesi yapamadıklarını bildirdi.

Kaplan'ın, İsveç Çevre Partisi ile telefon görüşmesi yaparak İsrail askerlerinin gemilere müdahale etmeye başladığını ve gemilere girdiklerini haber verdiği öğrenildi.

700 GÖNÜLLÜ BULUNUYORDU
Gazze'ye giden yardım filosundaki 6 gemiden 3'ünde insani yardım malzemesi, 3'ünde ise çeşitli ülkelerden yaklaşık 700 insani yardım gönüllüsü bulunuyor. Yardım gönüllüleri arasında 1976 Nobel Barış Ödülü sahibi Kuzey İrlandalı Mairead Corrigan Maguire, yaşlı bir soykırım tanığı, Avrupa ülkelerinden milletvekilleri ve gazeteciler de yer alıyor. /NTV

Norveç'in başkenti Oslo'da 55. Eurovision Şarkı Yarışması'nda Türkiye'yi temsil eden Manga, 170 puanla 2. oldu. Yarışmanın galibi ise 246 puanla Almanya.

Manga, Eurovision Şarkı Yarışması'nı 2003 yılında kazanan Sertab Erener'den sonra, Türkiye'nin Eurovision tarihindeki en büyük başarısını elde etti ve ikinciliği kazandı.

Hırvatistan, Fransa ve Azerbaycan Türkiye'ye 12 tam puan verirken İsrail, Yunanistan, Kıbrıs Rum Kesimi ve Ermenistan Türkiye'ye puan vermedi.

Yarışmada birinciliği "Satellite" adlı şarkısıyla Alman temsilcisi Lena kazandı. Almanya yarışmanın başından itibaren aradaki farkı açtı. Almanya tarihinde ikinci kez Eurovision'u kazanmış oldu. Romanya 162 puanla yarışmayı 3. tamamladı.

Yarışmada bir de ilginç bir olay yaşandı. 2. sırada sahne alan İspanya temsilcileri bir seyircinin kendilerini performansları sırasında rahatsız ettiği gerekçesiyle tekrar sahneye çıkmak istedi. Yarışma komitesi itirazı haklı buldu ve İspanya tüm şarkıcılar sahne aldıktan sonra tekrar sahneye çıkarak performansını yineledi. /CNN

Türkiye'ye puan veren ülkeler şöyle:
Romanya 8, İrlanda 1, Almanya 10, Sırbistan 3, Arnavutluk 8, Hırvatistan 12, Bosna 10, Finlandiya 3, Slovenya 2, Estonya 6, Azerbaycan 12, Danimarka 6, Fransa 12, İspanya 3, Bulgaristan 10, Ukrayna 8, Norveç 2, Litvanya 4, Beyaz Rusya 3, İsviçre 3, Belçika 6, İngiltere 10, Hollanda 8, Makedonya 10, Gürcistan 5, İsveç 5

Eurovision Şarkı Yarışması 2010 Final:
SıraÜlkeŞarkıcıŞarkıPuan
1 Almanya Lena Satellite 246
2 Türkiye maNga We Could Be The Same 170
3 Romanya Paula Seling & Ovi Playing With Fire 162
4 Danimarka Chanée & N'evergreen In A Moment Like This 149
5 Azerbaycan Safura Drip Drop 145
6 Belçika Tom Dice Me And My Guitar 143
7 Ermenistan Eva Rivas Apricot Stone 141
8 Yunanistan Giorgos Alkaios & Friends OPA 140
9 Gürcistan Sofia Nizharadze Shine 136
10 Ukrayna Alyosha Sweet People 108
11 Rusya Peter Nalitch & Friends Lost And Forgotten 90
12 Fransa Jessy Matador Allez Olla Olé 82
13 Sırbistan Milan Stanković Ovo Je Balkan 72
14 İsrail Harel Skaat Milim 71
15 İspanya Daniel Diges Algo Pequeñito (Something Tiny) 68
16 Arnavutluk Juliana Pasha It's All About You 62
17 Bosna Hersek Vukašin Brajić Thunder And Lightning 51
18 Portekiz Filipa Azevedo Há Dias Assim 43
19 İzlanda Hera Björk Je Ne Sais Quoi 41
20 Norveç Didrik Solli-Tangen My Heart Is Yours 35
21 Kıbrıs Rum Kesimi Jon Lilygreen & The Islanders Life Looks Better In Spring 27
22 Moldovya Sunstroke Project & Olia Tira Run Away 27
23 İrlanda Niamh Kavanagh It's For You 25
24 Beyaz Rusya 3+2 Butterflies 18
25 İngiltere Josh That Sounds Good To Me 10

Muş'tan 3 yıl önce İstanbul'a gelerek Sultanbeyli'ye yerleşen ve ekonomik sıkıntı çeken 5 çocuklu Kaçmaz ailesine, İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü yardım eli uzattı.

İstanbul'a göç eden Kaçmaz ailesi, Sultanbeyli Hasanpaşa Mahallesi'ndeki bir eve yerleşti. Aile reisi Maşallah Kaçmaz'ın 9 ay önce cezaevine girmesi sonucu anne Hicreti Kaçmaz ile Dilan (17), Doğan (15), Zilal (5) ve 9 yaşındaki ikizler Nagihan ve Berivan Kaçmaz ekonomik sıkıntı yaşamaya başladı. Ardından, çocuklarının giderlerini karşılayamayan anne Hicreti Kaçmaz, Sultanbeyli Kaymakamlığına başvurdu.

Durumun İstanbul İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğüne bildirilmesi üzerine aileyle görüşen yetkililer, Zilal, Nagihan ve Berivan'ı Sosyal Hizmetler Müdürlüğüne bağlı yurda yerleştirdi.

Dilan Kaçmaz'ın Sosyal Hizmet İl Müdürlüğüne bağlı Çocuk ve Gençlik Merkezinde koruma altına alındığı, Doğan Kaçmaz'ın da Bakırköy AMATEM'de yapılacak tedavinin ardından aynı yerde koruma altına alınacağı öğrenildi. İstanbul İl Sosyal Hizmetler Müdürü Önal İnaltekin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, konudan haberdar olduktan sonra Bakanlığın olaya el koyduğunu ve durumun düzeltilmesi için talimat verdiğini söyledi. İnaltekin, 'Aile, Muş'tan İstanbul'a 3 yıl önce göç etmiş. Aile reisinin cezaevine girmesinin ardından aile zor zamanlar geçirmiş. Durumu öğrendikten sonra aileyi koruma altına aldık. Anne Hicreti Kaçmaz'ı da kadın sığınma evine alacaktık, fakat kadının ağabeyleri izin vermedi. Kendisi şimdilik onların yanında kalıyor' diye konuştu. Diğer 3 çocuğun eğitimlerini sıkıntısız bir şekilde sürdürdüğünü ifade eden İnaltekin, 'Bu noktada devletin imkanları çok geniş. Aile fertleri yaşadıkları tüm sıkıntılara rağmen devletin kanatları altında' dedi.
Blogger tarafından desteklenmektedir.