29 Ekim 1923 ülkemizde cumhuriyet yönetiminin ilan edildiği gündür. Bugün ulusal bayram günüdür. Her yıl cumhuriyet yönetiminin ilanını 28 - 29 Ekim günleri Cumhuriyet Bayramı olarak, yurt genelinde coşkun törenlerle kutlanır.

CUMHURİYETİN KURULUŞU
Osmanlı İmparatorluğu'nda, ikinci Meşrutiyetin ilanından altı yıl sonra Birinci Dünya Savaşı başladı. 1914'te başlayan Birinci Dünya Savaşı'na dünyanın belli öbaşlı devletleri katıldı. Dört yıl süren savaş sonunda bizimle birlikte olan devletler yenildi. Savaş kurallarına göre biz de yenilmiş sayıldık. Ülkemiz İngilizler, Yunanlılar, Fransızlar, İtalyanlar tarafından paylaşıldı.

Ulusuna inanan, güvenen Mustafa Kemal Paşa, 19 Mayıs 1919'da Samsun'a geldi. Erzurum'da, Sıvas'ta kongreler düzenledi. Mustafa Kemal Paşa "Tek bir egemenlik var, o da Milli egemenliktir. Ülkeyi yine ulusun kendi gücü kurtaracaktır." diyordu. Yurdun dört bir tarafından gelen ulus temsilcileri -milletvekilleri- 23 Nisan 1920 günü Ankara'da Büyük Millet Meclisi'nde toplandı. Meclis, Mustafa Kemal Paşa'yı başkan seçti. Mustafa Kemal Paşa'nın önderliğinde Büyük Millet Meclisi Ulusal Kurtuluş Savaşı'nı başlattı. Bir yandan efeler, dadaşlar, seymenler bulundukları yörede düşmana karşı koydular. Öte yandan düzenli ordular İnönü'de, Sakarya'da, Dumlupınar'da savaştılar. Yurdumuz düşmanlardan kurtarıldı.

Tahtını, rahatını düşünen padişah, yenilen düşmanla birlikte yurdumuzdan kaçtı. İmzalanan Lozan Barış Antlaşması ile yeni bir devlet doğdu. Bu doğan devletin yönetim biçimi henüz belirlenmemişti.

İkinci dönem Büyük Millet Meclisi 11 Ağustos 1923'te ilk toplantısını yaptı. 13 Ekim 1923'te Ankara Başkent oldu. Atatürk ; düşmanın ülkeden atılıp sınırlarımızın belirlenmesinden sonra, çoktan beri tasarladığı cumhuriyetin ilanı üzerinde hazırlıklar yapmaya başladı. 28 Ekim 1923 akşamı yakın arkadaşlarını Çankaya'da yemeğe çağırdı. Onlara , "Yarın Cumhuriyet'i ilan edeceğiz." Dedi.

29 Ekim 1923 günü Atatürk, milletvekilleri ile görüştükten sonra taslağı hazırlanan cumhuriyet önergesi Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne verildi. Meclis önergeyi kabul etti.

Böylece ülkemizde cumhuriyet yönetimi kuruldu. Atatürk kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Cumhurbaşkanı oldu. Cumhuriyet'in ilanı yurtta sevinç ve coşku ile karşılandı.

Cumhuriyet; yurttaşların seçme ve seçilme hakkının olduğu bir yönetimdir. Ulus temsilcilerinin kabul ettiği yasalarla ülkenin yönetilmesidir. Cumhuriyet yönetiminde söz ulusundur. Cumhuriyet'i korumak, kollamak, yaşatmak her yurttaşın ödevidir. [full-post]

Turkcell Süper Lig'in 10. haftası muhteşem bir mücadeleye ve olaylarla dolu bir derbiye sahne oldu. Fenerbahçe ezeli rakibi Galatasaray'ı 3-1 yenerek haftayı çok önemli bir galibiyetle kapattı. İlk yarısında bir futbol maçından çok uzak kalan ancak ikinci yarıda bir derbi olduğunu hatırlayan mücadelede, Alex'in 2 ve Guiza'nın da son dakikada Galatasaray ağlarını havalandırdığı gecede, Sarı Kırmızılı ekibin tek sayısı Hakan Balta'dan geldi. Fenerbahçe bu sonuçla Galatasaray ile arasındaki puan farkını 5 yaparken liderliğini sürdürdü. Galatasaray ise Bursaspor'un ardından 3. sırada yer aldı. Bir kırmızı kartın çıktığı gecede Keita, Galatasaray'ı 10 kişi bırakan isim olurken Baros'un maçın hemen başında sakatlanması, tribünlerden atılanlar ve futbolcuların kendi aralarındaki tartışmaları zaman zaman derbinin önüne geçen olaylardı.

Fenerbahçe, bu galibiyetle puanını 27 yaparken, Bursaspor 22 puanla haftayı ikinci sırada tamamladı. Averajla 3. sırada kalan Galatasaray'ın da 22 puanı bulunuyor.

Birinci Sancaktepe Geleneksel Yağlı Pehlivan Güreşleri ağası ve Sancaktepeli İşadamı Hüseyin Aktaş, Sancaktepe’de sadece güreşçi yetiştirecek modern bir spor tesisi inşa etme çalışması başlattı. Sancaktepe’nin spor potansiyeli bol bir bölge olduğunu hatırlatan Aktaş, Anadolu Yakası İşadamları Derneği mensubu arkadaşlarının da katkıda bulunacakları spor tesislerini inşa etmek için atağa geçti. Samandıra Merkez Mezarlığın karşısında veya spor salonu inşa edilmesi için gerekli arsanın tespit çalışmasını başlatacaklarını belirten Ağa Aktaş,” Ben Sancaktepe’de oturuyorum ve buranın temiz havasını soluyorum. Amacım, Sancaktepe’de kalıcı bir eser bırakmak ve Türk sporuna hizmet etmektir. Sadece alt yapıya yönelik minder ve yağlı güreşçi yetiştirecek spor salonunu en kısa zamanda inşa etmeye başlayacağım. Arsa belediyeden, spor tesisi de benden. Ben hazırım”dedi.

Ağalığı bir reklam vasıtası olarak kullanmadığını, güreşe hizmet için yola çıktığını hatırlattı ve “Spor tesisimizin projesini mimarlarım hazırlıyorlar”şeklinde konuşarak sözünün arkasında olduğunu tescil ettirdi. 

DESTEK SÖZÜ ALDI
Sancaktepe ‘ye kalıcı bir spor eseri bırakmak için tüm maddi imkânlarını seferber edeceğini belirten  Aktaş’a ilk destek AK Parti Sancaktepe İlçe Başkanı ve İş adamı Azmi Ekinci’den geldi. Ağa Aktaş’a Türk sporuna ve Ata sporumuz güreşe olan destek ve katkılarından dolayı teşekkür eden AK Parti Sancatepe İlçe Başkanı Azmi Ekinci,”İstanbul Anadolu Yakısının yeni ve güzel ilçesi Sancaktepe Güreş ağamıza Türk sporuna ve sporcusuna katkı sunacak spor tesisleri ile ilgili her konuda destek olacağımızı, katkı sunacağımızı özellikle belirtmek istiyorum. Sayın Aktaş’ın spora ve Ata sporumuz güreşe olan yaklaşımını uygun görüyoruz ve olumlu buluyoruz.Gerçekten de,bu anlamdaki düşüncelerini ve yararlı projesini gerçekleştirirse ki,gerçekleşeceğine de yürükten inanıyorum.Sancaktepe’nin geleceği güreş sporu açısından canlanmış olacak.Sancaktepe’den yarının şampiyon pehlivanlarının çıkacağına da inanıyorum.Kendisinden bu düşüncelerinin ve ilgili projelerinin arkasında durmasını ve devam ettirmesini,bu anlamda Teşkilatımızı,İstanbul Büyükşehir Belediyemizi ve Sancaktepe Belediye Başkanımızı zorlamasını istiyoruz.Ağamızın spor tesisi inşa etme konusunda kendisinin ve sponsor arkadaşlarının sonuna kadar yanındayız,arkasındayız”şeklinde konuşarak destek sözü verdi.

Yaklaşık bir yıl önce ölü bulduğu 5 aylık bebeğine uyumadığı için uyku ilacı verdiğini söyleyen 17 yaşındaki anne kendinden şüphelendiğini polise bildirdi.

Sancaktepe'de bir anne "bebeğimi ölümüne neden olmuş olabilirim" diye polise başvurdu. Yaklaşık bir yıl önce ölü bulduğu 5 aylık bebeğine uyumadığı için uyku ilacı verdiğini söyleyen 17 yaşındaki S.A bu ilacın ölüme yol açmış olabileceğinden şüphelendiğini bildirdi. Gözaltına alınan anne serbest bırakıldı ancak olayla ilgili soruşturma sürüyor.

"İÇİRDİĞİM İLAÇ ÖLDÜRMÜŞ OLABİLİR"
Edinilen bilgiye göre beraber yaşadığı K.A'dan bebeği olan ancak bu bebeği yaklaşık bir yıl önce kaybeden 17 yaşındaki S.A polis elektronik posta yoluyla ulaştı ve "bebeğime rahat uyuması için uyku ilcaı vermiştim, ölümüne bu ilaç yol açmış olabilir" dedi.

BEBEĞİN ÖLÜMÜ ANNE BABANIN ARASINI AÇTI
İddiya göre S.A'nın polise kendini ihbar etmesine kadar giden olaylar birlikte yaşadığı K.A askerden gelmesiyle başladı. Anne ve baba 5 aylık bebeklerinin ölümü yüzünden sık sık tartışmaya başladılar. Baba bu ölümden anneyi sorumlu tuttu. Şiddetli kavgalar sonucunda genç anne polise hitaben elekronuk posta gönderdi. Polise kendini ihbar eden S.A gözaltına alındı ve adliyeye sevkedildi.

Adliyeye habercilerin soruları arasında giren genç kadın bu soruları yanıtlamadı. S.A ifadenin ardından adresinin belli olması ve delillerin toplanma aşamasında olması dikkate alınarak serbest bırakıldı.

İstanbul'un Sancaktepe ilçesinde bir grup, bölgedeki kaçak konut yıkımlarını, TEM Otoyolu'nda kurdukları barikatı yakarak protesto etti.

Alınan bilgiye göre, yaklaşık 100 kişilik bir grup, Sancaktepe ilçesinde, Ömerli Barajı'nı besleyen Ayazma Deresi'nin yatağındaki yapıların da aralarında bulunduğu 28 bina ve kaçak katın yıkılmasını protesto etmek amacıyla Sultanbeyli'de TEM Otoyolu'nda toplandı.

TEM Otoyolu'nu barikatla kapatan protestocular, daha sonra bu barikatı ateşe verdiler.

Barikat nedeniyle trafikte bir süre aksama yaşanması, protestocular ve sürücüler arasında bir süre gerginliğe yol açtı.

TEM Otoyolu'ndaki trafik, protestocuların gösterilerini tamamlamasının ardından normale döndü.

Yıkımın gerçekleştiği geçen haftadan bu yana, evleri ve kaçak katları yıkılan ilçe sakinlerinin bir kısmı protesto gösterileri yapıyor. /YeniŞafak

Rastgele aradıkları kişilere kendilerini polis, jandarma ve komiser gibi tanıtıp güvenini kazandıktan sonra, kontör isteyerek dolandırıcılık yapan 10 kişilik şebeke çökertildi. Zanlıların tuzağa düşürdükleri kişilere, numaralarının teröristler tarafından kullanıldığı yalanını uydurup, "Bu kişilerin tespiti için bana kontör gönder. Devlet daha sonra bu masrafları ödeyecek" diyerek dolandırdıkları belirlendi.

İstanbul İl Jandarma Komutanlığı, İstanbul başta olmak üzere Türkiye genelinde bazı illerde çeşitli yöntemlerle vatandaşları kandırarak kontör dolandırıcılığı yapan H.Ç. liderliğindeki bir örgüte yönelik takip başlattı. Örgüt üyelerinin cep telefonu GSM hatlarından rast gele veya çeşitli araştırmalar yaparak telefon numaraları belirledikleri ve bu numaraları arayıp vatandaşları kandırdıkları belirlendi. Örgüt üyelerinin, aradıkları telefonlarda karşılarına çıkan kişilere kendilerini doktor, öğretmen, komiser ve usta şeklinde tanıtıp, karşı tarafın güvenini kazandıktan sonra planlarını hayata geçirdikleri ortaya çıktı. Çetenin, aradıkları kişilere çeşitli yalanlar söyleyip kendilerinin zor durumda olduklarını ve acilen kontöre ihtiyaçları olduğunu söyledikleri öğrenildi. Şahısların aynı şekilde PTT, otel, sağlık ocağı ve restoran gibi kuruluşların çalışanlarına da devamlı müşterileri olduklarını söyleyip güvenini kazandıktan sonra dolandırdıkları tespit edildi. Zanlıların, bazen jandarma veya polis rolüyle dolandırıcılık yaptıkları belirlendi. Aradıkları kişilere cep telefonu numaralarının teröristler tarafından kullanıldığını, çok konuşma yapıldığını, yüklü miktarda fatura geleceğini ve bu şahısları tespit etmek için Türkiye genelinde operasyon yapılacağını söyleyen çete üyelerinin, kandırdıkları kişilere kontör göndermeleri gerektiğini ve devletin daha sonra bu masrafları ödeyeceği yalanını uydurdukları öğrenildi.

Örgüt üyesi 10 kişinin, yakalanmamak için ise başka şahıslar adına kayıtlı cep telefonu ve GSM hattı kullandıkları ve bu yolla binlerce vatandaşı kandırıp haksız kazanç sağladıkları tespit edildi. Nitelikli dolandırıcılık yapan şebekeye yönelik Esenyurt ve Sancaktepe'de önceden belirlenen 8 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda örgüt lideri H.Ç.ve örgüt üyeleri ,B.Ç., M.M.Ş., M.Ç., S.Ç.,Y.Ç., A.S., S.Ç.,İ.A. ve S.Ç., yakalandı. Yakalanan şahısların evlerinde yapılan aramalarda ise 1 adet 7,65 mm. çapında tabanca, 32 adet 7,65 mm. çapında tabanca fişeği, 2 adet 7,65 tabanca şarjörü, 3 adet kurusıkı tabanca, 3 adet kurusıkı tabanca şarjörü, 17 adet cep telefonu, 17 adet sim kart, 2 adet cep telefonu hafıza kartı, 16 adet cep telefonu sim kart bloğu, 37 adet kart vizit ve bol miktarda not kağıtları ele geçirildi. İfadeleri alınan zanlılar ise adliyeye sevk edildi.

Jandarma, vatandaşları benzeri yöntemlerle ya da şüpheli bir şekilde kontör talep eden şahıslara inanmamaları ve bu gibi durumlarla karşılaştıklarında dikkatli olup, en yakın jandarma veya polis merkezine müracaatta bulunmaları konusunda uyardı. /Star

Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Hadis Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Canan, Sancaktepe'de geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybetti. Canan'ın Yalova'dan birlikte geldiği arkadaşları, olaydan büyük üzüntü duyduklarını belirtti.

Kaza, Sancaktepe Samandıra Yakacık Caddesi Metro Turizm tesisleri önünde meydana geldi. Arkadaşlarıyla birlikte ziyaret amacıyla gittiği Yalova'dan İstanbul'a dönen Prof. Dr. İbrahim Canan, saat 01.00 sıralarında Metro Turizm Samandıra tesislerinde otobüsten indi. İddialara göre, Canan, beraberindeki arkadaşlarına cep telefonunu kaybettiğini söyledi. Canan'ın yanında bulunan Prof. Dr. Ali Rıza Abay ve Hasan Candan, firma yetkililerine başvurarak cep telefonunun bulunması için yardım istedi. Arkadaşları bir süre sonra İbrahim Canan'ın yanlarında olmadığını fark ederek kendisini aramaya başladı. Mescide ve tuvalete bakan arkadaşları Canan'ı bulamadı. Bu sırada Hasan Candan, tesislerin önünde meydana gelen kazayı gördü. Olay yerine giden Abay ve Candan, İbrahim Candan'ın kaza sonrası otobüsün altında kaldığını gördü. 112 sağlık ekipleri, itfaiyenin çalışması sonucu otobüsün altından çıkartılan Canan'ın olay yerinde hayatını kaybettiğini belirledi. Yine de arkadaşlarının yoğun ısrarı sonucu Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılan Canan'ın öldüğü, burada kesinleşti.

İddialara göre, Prof. Dr. İbrahim Canan Üsküdar'daki evine gitmek için servis beklediği sırada cep telefonunu Yalova'dan geldiği otobüste unuttuğu fark etti. Hareket eden otobüse yetişmek için koşan Canan, ayağı kayarak yere düştü. Canan, bu sırada arkadan gelen Erol Çelik'in kullandığı 34 FB 1475 plakalı servis otobüsünün altında kaldı. Canan, itfaiyenin çalışması sonucu otobüsün altından çıkartıldı.

Kazayı haber alan Canan'ın yakınları, Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne akın etti. İbrahim Canan'la birlikte Yalova'dan İstanbul'a gelen Yalova Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ali Rıza Abay, otobüs terminalinde eve gitmek için servis bekledikleri sırada Canan'ın cep telefonunu kaybettiğini söylediğini belirtti. Bir süre sonra yanlarında olmayan Canan'ı aramaya başladıklarını ifade eden Abay, kazayı fark ettiklerini ve olay yerine gittiklerinde otobüsün altında kalan kişinin Canan olduğunu gördüklerini aktardı. Abay, kazada hayatını kaybeden Canan'ın çok değerli bir insan olduğunu ifade ederek üzüntüsünü dile getirdi. Prof. Dr. İbrahim Canan'la birlikte Yalova'ya giden ve geri dönen Hasan Candan da olaydan büyük üzüntü duyduğunu kaydetti. Kazayı gördüklerinde itfaiye ve 112 ekiplerinin olay yerinde olduğunu söyleyen Candan, olay yerinin çok karanlık ve ışıklandırmanın yetersiz olduğuna dikkat çekti. Olayı anlatan Candan, göz yaşlarına hakim olamadı.

Haberi alan Canan'ın yakın arkadaşı Prof. Dr. Suat Yıldırım da hastaneye geldi. Yıldırım, Canan'ın ailesiyle birlikte bir süre sonra hastaneden ayrıldı.

Kazayla ilgili soruşturma başlatan polis, olay yerinde incelemelerde bulundu. Kazaya karışan otobüs şoförü Erol Çelik, polis tarafından gözaltına alındı. Çelik, Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde alınan sağlık raporunun ardından Sancaktepe Polis Merkezi'ne götürüldü.

Sancaktepe'de dere yatağı üzerine yapılan kaçak yapıların yıkımı sırasında gerginlik yaşandı. Yıkım olacağı bilgisini alarak yollara barikat kurup, ateşe veren mahalle sakinlerine polis biber gazıyla müdahale etti.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Sancaktepe Belediyesi yıkım ekipleri, Osmangazi Mahallesi'ne sabah erken saatlerde geldi. Yıkım için hazırlanan ekipler, mahalle sakinlerinin direnişi ile karşılaştı. Yıkım haberini alan mahalle sakinlerinin, gece boyunca uyumayarak sokak aralarında barikatlar kurdukları görüldü. Yıkıma engel olmak isteyen vatandaşlar, kurdukları barikatları ateşe verdi.

Mahalle sakinleri, polis ve yıkım ekiplerinin mahalleye girmeye çalışması üzerine tepki gösterdi. Bazı mahalle sakinlerinin, polise taş ve Molotof kokteylleriyle saldırdıkları görüldü. Bunun üzerine polis ekipleri de gruba biber gazı sıkarak karşılık verdi. Polisin müdahalesi ile ara sokaklara dağılan mahalle sakinleri, taşla atmayı sürdürdü. Mahalle sakinlerinin uzaklaştırılmasının ardından bölge ablukaya alınarak yıkıma başlandı.


Hırsız kovalarken kamyona çarpan polis aracındaki 2 memur ve kamyondaki 2 kişi yaralandı.

Alınan bilgiye göre, saat 17.30 sıralarında Çekmeköy Şehit Ünal Arafak Sokak'ta, Sancaktepe Asayiş Büro Amirliği ekipleri araçlarıyla kaçan hırsızları kovalarken, önlerine çıkan 34 FFE 68 plakalı kamyona yandan çarptı. Kazada polis memuru Mehmet Aydın, Numan Çelik ve kamyonda bulunan Murat Kızıldağ ile Serdar Deliduman'ın yaralandı. Olay yerine gelen sağlık ekiplerinin yaralılara yaptığı ilk müdahalenin ardından polis memurlarından Mehmet Aydın Sarıgazi Bölge Hastanesi'ne, durumu ağır olan Numan Çelik ise Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne, diğer yaralılar ise Ümraniye Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Çevrede toplanan vatandaşlar ise aynı noktada çok sık kaza olduğunu belirterek, yetkililerden önlem alınmasını istedi.

Sancaktepe 'Sevgi Mağazaları' açıldı

Sevgi mağzalarına bir yenisi daha eklendi. Sancaktepe'de hizmete giren sevgi mağazasında para ve kredi kartı geçmiyor. Bu mağazada yeni doğmuş bebeğin de en yaşlı insanın da bütün giyim ihtiyaçı ücretsiz karşılanıyor.

Sosyal duyarlılık pojesi kapsamında İlçe Kaymakamı Necmettin Kalkan ile Sancaktepe Belediye Başkanı İsmail Erdem "sevgi mağazası" için imzaları attı.

"Sevgi Mağazaları"nda başta şehit aileleri, özürlü ve yetim çocuklar olmak üzere bütün ihtiyaç sahipleri vatandaşlar, kendilerine verilen "Sevgi Kartları" ile ücretsiz alış-verişlerini yapacaklar.

Bölgedeki hayırsever işadamlarının desteği ile yılın 365 günü hizmet verecek olan Sevgi Mağazaları'nda ihtiyaç sahipleri rencide edilmeden giydirilecek.

Ünlü markaların ürünlerinin de bulunduğu mağazanın açılışının ilk gününde kaymakam Kalkan ve Belediye Başkanı Erdem, alışveriş yapan vatandaşlarla bizzat ilgilendi ve kıyafet seçiminde yardımcı oldu.

Sevgi Mağazası
Abdurrahmangazi, Abdurrahman Gazi Cd. No:20, 34887 Sancaktepe/İstanbul [right-side]

Sel felaketinin ardından elini hızlandıran İSKİ, dere yataklarında yapılan binaların yıkım işlemini 12 Ekim Pazartesi günü Sancaktepe’den başlatıyor.

Geçtiğimiz haftalarda İstanbul’da yaşanan sel felaketi İSKİ’yi hızlandırdı. Özellikle dere yataklarına yapılan gecekondu türü binaların yıkımı için düğmeye basan İSKİ, Anadolu yakasındaki yıkım işlemlerini önümüzdeki hafta başı pazartesi günü Sancektepe’den başlatıyor. Bu konuda vatandaşa tebligat yapıldı, kepçeler ve çevik kuvvet hazır.

İLÇE HALKI BELEDİYEYE ÖFKELİ

Büyükşehir’e bağlı İSKİ Genel Müdürlüğü, almış olduğu kararla ilk etapta Sancaktepe, Kadıköy, Beykoz, Çekmeköy ve Sultanbeyli’de dere yataklarına yapılan gecekonduların yıkım işlemini gerçekleştirecek. Evleri yıkılacak olan vatandaşlar ise yıkımlara tepkili. Sancaktepeliler’in yıkım ekiplerine direneceği duyumları gelirken halkın belediyeye öfkesi kabarıyor.

SIRADA BAŞKA İLÇELER VAR

Sancaktepe ilçesinde gergin olaylara neden olması beklenen yıkımlar, sonraki günlerde ise sırasıyla Kadıköy, Sultanbeyli, Çekmeköy ve Beykoz’da yapılacak. Sultanbeyli’nin Orhangazi, Necipfazıl, Akşemsettin, Hamidiye ve Turgutreis mahallelerindeki dere yataklarına yapılan 150 gecekondunun da tamamen yıkılması bekleniyor.

KAPI GİBİ "YIKIM" EMRİ

Yıkımlar konusunda yetkililer bu kez daha kararlı. Sancaktepe’de pazartesi günü halk ve belediye arasında meydan savaşı yaşanabilir. Bu noktada ilçe belediyesinin seçim döneminde halka verdiği, ‘binalarınızı yıktırmayacağız’ sözünü hatırlatan Sancaktepeliler, “kandırıldık” diyor.

İnsan ticaretiyle mücadele için polis ve jandarmanın çektiği gerçek operasyon görüntüleri kullanılarak Rusça, Romanca ve Türkçe reklam filmi hazırlandı. Filmin televizyonlarda yayınlanması sayesinde İstanbul Sancaktepe'de insan tacirlerinin eline düşen Özbekistan uyruklu beş kadın kurtarıldı. Kadınların, reklam filmini seyrettikten sonra 157 Yardım Hattı'na başvurudğu öğrenildi.

Kadın ticareti mağdurlarını kurtarmak için 2005 Mayıs ayında açılan bu hat sayesinde, bugüne kadar toplam 159 kadının kurtarıldığı belirtildi.

Türkiye, insan ticaretinin önüne geçmek için önemli çalışmaların altına imza atıyor. Son olarak Dışişleri Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Uluslararası Göç Örgütü işbirliğiyle Türkçe, Rusça ve Romanca dillerinde reklam filmi hazırlandı. Film, kısa bir süre önce Türkiye ile Rusya, Moldova, Kırgızistan gibi ülkelerin televizyonlarında yayınlanmaya başladı. Bu sayede İstanbul'da bir evde zorla tutulan Özbekistan uyruklu beş kadın kurtuldu. Kadınların iş vaadiyle Türkiye'ye getirildiği, dışarıyla temas kurmamaları için telefonlarının alındığı öğrenildi.

Uluslararası Göç Örgütü Medya İlişkileri Koordinatörü Selin Arslan, "Tacirlerin eline düşen bu beş kadın, pazartesi günü reklam filmini seyredince 157 hattından haberdar olmuş. Ellerinden telefonları alındığı için arayamamışlar ancak ertesi gün kendilerine yardım eden bir kişi sayesinde, balkona çıkarak 157'ye haber vermişler. Kolluk kuvvetlerinin operasyonuyla kadınlar kurtadıldı." dedi.

Son olayla birlikte 157 Yardım Hattı sayesinde bugüne kadar 159 kadının kurtarıldığını belirten Arslan, 2004-2009 yılları arasında belirlenen insan ticareti mağduru resmî rakamının bin 77 olduğunu belirtti. Uluslararası Göç Örgütü'nün bu dönemde tacirlerin eline düşen 721 kadına yardım ettiğini de vurgulayan Arslan, bunlardan 222'sinin Moldova, 121'inin Ukrayna, 98'inin Rusya, 73'ünün Özbekistan'dan gelenler olduğunu söyledi.

İnsan ticareti yapanların eline düşen kadınların önemli bir bölümünün Türkiye'ye İstanbul'dan girdiğini, onu Trabzon ve Antalya'nın takip ettiğini ifade eden Selin Arslan, "Mağdurların belirlendiği illerin başında İstanbul geliyor. Onu Antalya, Ankara, Mersin, İzmir, Trabzon ve Muğla gibi iller takip ediyor." şeklinde konuştu.

Tacirlerin eline düşen kadınların neredeyse tamamının cinsel istismara uğradığını da söyleyen Arslan, 2007'de bu kadınların yüzde 53'ünün, 2008'de yüzde 39'unun, 2009'da yüzde 50'sinin anne olduğunu söyledi.  /CİHAN

Sancaktepe'de elinden düşürdüğü plastik su şişesini almak için gittiği bir fabrikanın otomatik araç giriş kapısı ile duvar arasına sıkışan 11 yaşındaki ilköğretim öğrencisi feci şekilde can verdi.

Aile ve mahalleli olayda ihmal olduğunu ve kapının fabrika görevlileri tarafından bilerek kapatıldığını öne sürerek, fabrika önünde tepkilerini dile getirdi.
Alınan bilgiye göre olay Sancaktepe Emek Mahallesi Söğüt Sokak'ta meydana geldi. Dün saat 17.00 sıralarında meydana gelen olay iddiaya göre şöyle gelişti; Turgut Aydın İlköğretim Okulu 4. sınıf öğrencisi Ramazan Çelik (11) okuldan çıkarak evine doğru gitmeye başladı. Çelik, okuluna yaklaşık 100 metre uzaklıkta bulunan İnform Elektronik A.Ş. önüne geldiğinde ise plastik su şişesi elinden kayarak düştü. İlköğretim öğrencisi Çelik, fabrikanın aralı olan otomatik araç giriş kapısından içeri giren su bidonunu almak için fabrikaya doğru yöneldi.

Aralı olan kapıdan içeriye uzanarak su şişesini almak isteyen küçük çocuk, kapının kapanması üzerine sıkıştı. Evinin penceresinden bakarken olayı gören bir kadın ise koşarak fabrikanın önüne geldi. Görgü tanığı kadın çocuğu kurtarmak isterken fabrikanın güvenliği de yanına geldi. Ancak güvenlik görevlisi küçük çocuğun kapı ile duvar arasına sıkıştığını görünce baygınlık geçirdi. Olay yerine polis ve sağlık ekipleri çağrıldı. Gelen sağlık ekipleri Ramazan Çelik'in öldüğünü belirledi. Olayla ilgili soruşturma başlatılırken, Turgut Aktaş isimli güvenlik görevlisinin gözaltına alındığı öğrenildi.

Küçük çocuğun ailesi ile bazı mahalle sakinleri bugün fabrika önünde toplandı. Ölen çoğun babası Abdi Çelik ile beraberindekiler, olayda ihmal olduğunu öne sürerek, tepkilerini dile getirdi. Fabrikadaki görevlilerin çocuklara karşı tepkili olduklarını savunan grup, çocuğun ölümüne neden olan otomatik kapının bilerek kapatıldığını öne sürdü. Eylem yapan mahalleli, fabrikanın kapısını tekmeledi. Eylem sırasında bir kişi de baygınlık geçirdi. Ramazan Çelik ile aynı okulda okuyan Sedat Budak isimli bir öğrencide olayın yaşandığı sırada fabrikanın önünden geçtiğini ve olayı gördüğünü söyledi.

Öte yandan kapıyı gören güvenlik kamerasının yönünün olayın ardından değiştirildiğini öne süren grup, tepki gösterdi. Mahalle muhtarı ise kapının tehlikeli olduğunu ve önlem alınması için daha önce 4 kez yetkili yerlere başvurduğunu belirtti. /İHA
Blogger tarafından desteklenmektedir.